"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."

• Anasayfa • Dergi Arşivi • Konular • Linkler • Abonelik • Sitede Ara •   Ziyaretçi Defteri

 

 

Ziyaretçi Defterimize
Hoş Geldiniz...

 

Sevgili konuklar,

    Ziyaretçi defterimizi değiştirdik. Bundan böyle yazılan mesajlar kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.
    Bu sayfada yapılan karşılıklı küfürleşmeler, hakaretler nedeniyle bu kararı almak zorunda kaldık.
    Umarız artık ziyaretçi defterimiz istediğimiz şekilde, tartışmaların, sohbetlerin yürütüldüğü bir sayfa haline gelir. Sevgilerimizle,

 

İsim E-mail
Şehir Web

Mesajınızı yazınız...


    

Gelen Mesajlar:
-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-

   
ali yildiz 20 July 2008 Sunday
degerli güney okuyuculari. indymedya tüm devrimci görüsleri sansürsüz yayinladigindan fasist lerde belirli adlarla girip teehtit etmekte kendine vatan pos diyen ler tarafindan tehdit edilmektedir.tüm tehtitlere karsin indymedya sitesinin yaninda oldugumu belirtirim
   
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com
2008-07-19 Saturday
Niçin bağımsızım diyorum, halkların devrim sorunu var. Avrupa’da konumlanan örgütsel oportünizm, bir dünya devrimini boğacak kadar güçlüdür. Şair olarak teşhir etmeye devam edeceğiz. A. Karabağ
   
Zehra KAYA 18 July 2008 Friday
Güney Dergisi nin eski yazarı Ekrem Tos un evinde kalmış idim.Çok açık biçimde aralarında Güney Dergisi yazarları dahil ,kardeşleri başta olmak üzere birçok insanı ihbar eden mektupları var idi.Provokatör yani.Zaten bu ndenle Güney Dergisi nden atılış olduğunu duydum.İyi ama bundan sonra Ekrem Tos a karşı dergi oklurları web de bir çalışma yapabilirlerdi.Mesela onu o anlatan her yazı patrlatılabilirdi.Saygılarımla.Zehra
   
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com
2008-07-18 Friday
« Helbestvan û Helbest » makalesiyle ilintili bir soruyu yanıtlıyorum: Bağımsız ve sosyalist bir şair olarak öyle bir tavır içindeyim ki; neredeyse gökteki yönsüz kuştan yerdeki solu gevşek karıncaya kadar bana karşı kullanılmayan bir şey kalmadı. Cesareti olan varsa, gelir, konuyu inceler! A.Karabağ
   
Admin 09 July 2008 Wednesday
Sevgili dostlar, sayfada oluşan bir hatadan dolayı son dört gündür gönderilen mesajlar bize ulaşmadı. Sorunu düzelttik.
   
Can 05 July 2008 Saturday
2 TEMMUZ ANMALARINDAN SONRA 37 insan diri diri yakıldı Alevi oldukları için. 37 insan; sanatcı aydın ve ilerici oldukları için yakıldı. 37 insan devrimcilerde olmak adına kürtlerle olmak adına yakıldı. 37 İnsan gericliğe faşizme karşı oldukları için yakıldı Ve Sivas ne ilk ti ne de son olacağa benziyor. Peki sormak istiyorum kimdi sivasta 37 insanımzı diri diri yakan. Evet kimdi bunlar. Muhtemelen Devletin ideolojik bombardımanı altındaki kitle: şeriatcılar, cumhuriyete kast etmiş olan iran Lübnan tarafından fnanse edilen dinciler diyecektir.Ya da Türkiye Kuzey Kürdistanlı sol reformonist hareketlerin iddia ettiği gibi ne idüğü belli olmayan bir derin devleti keşvedip bunu söyleyeceklerdir. Biz reformunistlerin neden öyle seyleyeceğini çok iyi biliyoruz bir kere düzen içine bel bağlamak temel ideoloji oldu mu bunun ideolojik alt yapısı hazırlanacaktır. Bunu anlıyoruz. Peki sormak istiyorum YOL TV ye cumhuriyetin Sivasta kurulduğunu sana söyleyen ve seni bu cumhuriyeti korumaya mecbur ettiren nedir. Sen devlet misin bu devleti koruyacak savcılar polisler askerler yok mu Senin işin midir bu. Utanın utanın. O insnaları yakanlar cumhuriyetcilerdi ne sizin gibi cumhuriyet hayranlarının ne de laikçilik adına devlet yerine bir kaç yobazı hedef etiren gerici Kemalistlerin anlamadığı ve gözüne perde cekildiği için kendi gercekliğinin uzagında fantastik canavarlarla uğraşanların göremeyeceği şeydir bu. İlginç bir anektot akratmak istiyorum. Yol TV Sivas anmalarını canlı veriyordu. Yol TV muhabiri elinde mikrofon cıkmış ÜNLÜ arıyor onların görüşlerine baş vuruyordu. Soruyor Kamer Gence Madımak müze olsun mu olmasın mı? diye tam sorarken yorum yapıyor "efendim bu devlet katliamını nasıl değerlendiriyorsunuz" diye. Düşünmüş olmalı her halde Kamer Genc nasılsa alevidir ben devlet katliamı dersem buna alkış çalacak diye oysa Kamer Gencin kemalist faşist devletçi yönü birden cıkıveriyor ve patlatıyor tokat gibi yorumunu "katliam devletin katliamı değil yanlış tabirler kullanıyoruz kardeşim devlet ben seniz" diye.Böyle öğrenmiş faşist kafa.
   
Can 05 July 2008 Saturday
Ama katliamın arkasından şeriatcı aramakla meşkul YOL TV cumhuriyeti korumaya yeminli ya: illede ortada CHPli bir laik bulacak,onlarla birlikte rahatlatacak içini çünkü inanmak istemiyor bu katliamın laik cumhuriyet rejimi tarafından yapıldığına. Önce CHP Milletvekilleri boy gösterisi yapıyor ardından muhabir gidip CHP artığı Mustafa Sarıgüle uzatıyor mikrofonu. Mahabir yorum yaparak soru sormaya hazırlanırken yorumu uzattığını düşünen Kafatascı Laikçi Sarıgül "kurban oldugum bu kadar uzatma sor ne soraaksan" diye muhabire atıyor fırcayı ve ardından diyor "bizim iktidarımız döneminde Madımak müze olacak" ve şeriatcı AKP ye eleştiri oklarını yöneltiyor ve böylelikle alevi kuruluşları CHP liler sivasta katledilen canların hesabını sormuş oluyorlar hemde katliam ortakalarıyla kolkola. Sarıgülün yönetimde olacağı bir devlet iktidarından alevi canlar Sivasta Madıkmak müzesinin açılmasını değil yeni katliamları beklemelidir. Çünkü hepsi şöyle ya da böyle bu devletin itidir köpeğidir... Bektaşi derneleri federasyonu ellerinde türk bayrakalrıyla cumhuriyeti daha doğrusu "cumhuriyetin kurulduğu, şariatcıların da yerinde yıkmak istediği Sivası kurtarmaya cıkıyor ve cumhuriyeye kast etmişlere meydan okuyordu ve ilginç olan da sivas katliamını yapanlarda ellerinde türk bayrakalrı olmalarıydı. Katliamcılar türk bayrakalrıyla allah allah nidaralarıyla katlediyor bazı alevi kuruluşlarıda türk bayraklarıyla katliamı lanetliyorlar. Değerli Okuyucular ben bu şarlatanca paradoksun yorumunu size bırakırak şunu söylüyorum. Sivas katliamı adına yapılan bu kepazelik son bulmalıdır. şeriatcıları da örgütleyen kemalistlerdir. laikcilerdir. CHP dir SHPdir TSK dır Hükümettir. Kahraman ve doğuştan asker olarak örgütlendirilen türk ordusunun anlı şanlı vatan hayranı ve laikçiliğin yılmaz bekçisi komutanlarından bir yüzbaşı saldırı sırasında madımak oteline giriyor soruyor yanacak olan canlara "burda asker yada halktan kimseler var mı" diye yok diyor bizimkiler ve Cumhuriyet bekçisi katliamcı komutan "canınız cehenneme bırakın yansınlar" diye emir veriyor askerlerine.(1) Bektaşilik ideolojik yapısıyla da aleviliğin kızılbaşlığın asmile edilmiş yakın bir formatından ibarettir.Bektaşilik Osmanlı da aleviliği asimile etmenin aracıydı Tc de de aynı görevde ve cumhuriyetin bekçisidir .
   
Can 05 July 2008 Saturday
Ellerine türk bayraklıyla katliamı lanetleyenler utanın bir kere daha ki cellatlarımızın gösterdiği yolda gidiyorsunuz.Hızırın Paşanın Yezidin canağını yalıyorsunuz. Ve SU TV yede bir çift lafımız olsun. Alevi olupta yezid olmak nedir acaba sormak istiyorum. SU TV o kadar ahlaksız bir yayın ilkesine sahiptir ki 2 Temmuz günü yaptığı yayınlarla bunu ilan etmiştir. SUTV iki temmuz günü sivas katliamının olduğu görüntülere Grup Yorum adlı Müzik topluluğunun bestelediği ve söylediği "Gün Tutuşur" adlı parcayı o görüntü eşliğinde yayımlıyordu Buraya kadar herşey normal sonra bu görüntü bitince ardından poplu cazlı göbekli bir kar klip yayınlıyorlardı.Şu kafaya, şu ahlaka bakın bir anmayı yayınlıyor insanlar yakılmış onun ağıdının oldugu bir parça yayımlıyor ardından göbekli mastikalı bir klip veriyorlar Ahlakasızlar.... Sehit düşen aydınlarımızdan utanın az biraz.Bu mudur insanlık hiç mi ahlaki bir kaygınız yok. Ayıptır .. katillerle kolkola katilin yönlendirmelerinde katliamlar lanetlenmez ancak yeni katliamlara kapılar acılır. Bizim katilimiz bu devlettten başkası değildir. Pir Sultandan Nesimiden Seyyit Rızadan beri tanıyoruz bunları..Aklınızı başınıza devşirin Sivas Kongresinde kurulduğunu iddia etiğiniz Cumhuriyet rejimi kurulduktan sonra alevi halkının kanını en barbar ve en vahşi yöntemlerle dökmüş bir devlettir. Biz sivas Kongresinde de alınan karara da bir göz atalım acaba ne karar alınmıştı da cumhuriyet kurulmştu onu öğrenelim . Ya da alınan kararlarada bakmayada gerek yok Sivas kongresine katılanların ettikleri yemine bakmak yeter “Yüce halifelik ve saltanat makamlarına, İslamiyete, devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten başka bir gaye ve emelimiz olmadığından ötürü, kongre görüşmeleri devam ettiği sürece, kişisel ve siyasi ihtirastan ve particilik amaçlarından uzak bir azim ve iman ile çalışacağıma ve İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin ihyasına çalışmayacağıma namusum ve bütün kutsal saydığım şeyler adına yemin ederim.” 2 Bu Yeminler size bişey ifade ediyorsa asıl özünüze dönmeyi umuyoruz sizden...Bu devlet laikçisiyle şeriatcısıyla faşistiyle bir bütündür.37 canımızın hesebını sormak bu devletin yıkılmasıyla mümküdür Yazımı tamamlarken bir Trafik kazasında hayatını kaybeden DTP li yurtsever arkadaşlar Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay,ıda 37canımızla birlikte saygıyla anıyorum.... 1 ROJ TV ( 04 07 2008 ) 2 http://www.kozonline.info/kzphp/haber.php?makale=200
   
sahara 2008-07-02 22:21:55
içim acıyor
bu çağda bile gerici zihniyetin, cahillğin, kör karanlıkların esiriyiz. acaba ne zaman insan olacağız. karşımızdakine insanca davranacağız evet bugün madımağın yıldönümü sanki yeni olmuş gibi yanıyor yüreğimiz bu 37 can için. madımak otelini hala et lokantası olarak işletiyorlar en büyük ayıpta bu değilmi diğer ayıbın üzerine. nasıl bir midedirki bu onca insanın yakıldığı yerde et yiyebilmek. umarım bir gün bizde insanca yaşamayı inançlara saygıyı, hoşgörüyü, sevgiyi öğrenebilirz.
   
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com
2008-07-01 11:38:53
Welatekî ew qas bê statu ye e ku bi “mêtingeh”ê navandin jî dijwar e. Eger ferdên wî yên ku li welatên din hatine teriqîn; li wir şêweyên wan ên jîyanî, bi ruh û can biperjînin û bijîn wê demê, xevnên xwe yên ji bo azadiya welatên xwe ku ew bi hêviyên mezin hatine xwedîkirin, xemlandin û parastin wê wenda bikin. Ên ku xevn û xeyalên xwe wenda dikin; xwe, çandî, gel û axên xwe jî wenda dikin. Xevn û hêviyên têkoşînên civakî yên hezarsalî, bilî rewşên vejartî ancax bi berxwedanên girseyî û pirhêlî yên bi sedsalan wê bi cih bên.

Di çarçoveyeke rast ya wisa dîrokî di; bi deng û rengên xwe herikinên qirînî yên helbestan jî wek wan(ên azadiyê) bi ked in, kûr û dirêj dibin. Li qadên şoreşî ji bo helbestvanan, bê mijarmayîn nabin ji ber ku her tişt helbest in. Pirsgirêk a mîna ji ên eresatî; bi dil û mêjû, bi dozan ve jiyan û ji bo berhemên nivîskî jî pênûs şixulandin in.
A.Karabax

   
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com
2008-07-01 11:37:40
Sömürge bile olamayan bir ülkenin, başka diyarlara savrulmuş bireyleri eğer onların yaşam biçimlerini ruhen kabullenip yaşarlarsa, kendi ülkelerine ilişkin büyük umutlarla beslenen özgürlük düşlerini yitirirler. Düşünü yitiren; kendini, halkını, toprağını da yitirir.  Bin yılların toplumsal düşleri, istisnalar hariç ancak birkaç yüzyılın kitlesel yürüyüşüyle gerçekleşebilir.

Böylesi tarihsel bir gerçeklikte; kendi sesiyle, şiirin çığlıklaşacak akışı da uzun soluklu olacaktır. Bu zeminde konu darlığı olmaz çünkü her şey şiirdir, sorun; yaşamaktır, dizelere dökmektir.

A.Karabağ

   

 

 

 

                  geovisite


mail@guneydergisi.com

GÜNEY Üç Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi
K Ü N Y E, Abone ve İlan Koşulları

Bu sayfa en son 21.07.2008 tarihinde güncellendi.

@