| |
|
|
ali yildiz |
20 July 2008 Sunday |
|
degerli güney
okuyuculari. indymedya tüm devrimci görüsleri sansürsüz
yayinladigindan fasist lerde belirli adlarla girip teehtit
etmekte kendine vatan pos diyen ler tarafindan tehdit
edilmektedir.tüm tehtitlere karsin indymedya sitesinin yaninda
oldugumu belirtirim |
| |
|
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com |
2008-07-19 Saturday |
|
Niçin
bağımsızım diyorum, halkların devrim sorunu var. Avrupa’da
konumlanan örgütsel oportünizm, bir dünya devrimini boğacak
kadar güçlüdür. Şair olarak teşhir etmeye devam edeceğiz. A.
Karabağ |
| |
|
|
Zehra KAYA |
18 July 2008 Friday |
|
Güney Dergisi
nin eski yazarı Ekrem Tos un evinde kalmış idim.Çok açık biçimde
aralarında Güney Dergisi yazarları dahil ,kardeşleri başta olmak
üzere birçok insanı ihbar eden mektupları var idi.Provokatör
yani.Zaten bu ndenle Güney Dergisi nden atılış olduğunu
duydum.İyi ama bundan sonra Ekrem Tos a karşı dergi oklurları
web de bir çalışma yapabilirlerdi.Mesela onu o anlatan her yazı
patrlatılabilirdi.Saygılarımla.Zehra |
|
|
|
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com |
2008-07-18 Friday |
|
« Helbestvan
û Helbest » makalesiyle ilintili bir soruyu yanıtlıyorum:
Bağımsız ve sosyalist bir şair olarak öyle bir tavır içindeyim
ki; neredeyse gökteki yönsüz kuştan yerdeki solu gevşek
karıncaya kadar bana karşı kullanılmayan bir şey kalmadı.
Cesareti olan varsa, gelir, konuyu inceler! A.Karabağ |
|
|
|
|
Admin |
09 July 2008 Wednesday |
|
Sevgili
dostlar, sayfada oluşan bir hatadan dolayı son dört gündür
gönderilen mesajlar bize ulaşmadı. Sorunu düzelttik. |
|
|
|
|
Can |
05 July 2008 Saturday |
|
2 TEMMUZ
ANMALARINDAN SONRA 37 insan diri diri yakıldı Alevi oldukları
için. 37 insan; sanatcı aydın ve ilerici oldukları için yakıldı.
37 insan devrimcilerde olmak adına kürtlerle olmak adına
yakıldı. 37 İnsan gericliğe faşizme karşı oldukları için yakıldı
Ve Sivas ne ilk ti ne de son olacağa benziyor. Peki sormak
istiyorum kimdi sivasta 37 insanımzı diri diri yakan. Evet kimdi
bunlar. Muhtemelen Devletin ideolojik bombardımanı altındaki
kitle: şeriatcılar, cumhuriyete kast etmiş olan iran Lübnan
tarafından fnanse edilen dinciler diyecektir.Ya da Türkiye Kuzey
Kürdistanlı sol reformonist hareketlerin iddia ettiği gibi ne
idüğü belli olmayan bir derin devleti keşvedip bunu
söyleyeceklerdir. Biz reformunistlerin neden öyle seyleyeceğini
çok iyi biliyoruz bir kere düzen içine bel bağlamak temel
ideoloji oldu mu bunun ideolojik alt yapısı hazırlanacaktır.
Bunu anlıyoruz. Peki sormak istiyorum YOL TV ye cumhuriyetin
Sivasta kurulduğunu sana söyleyen ve seni bu cumhuriyeti
korumaya mecbur ettiren nedir. Sen devlet misin bu devleti
koruyacak savcılar polisler askerler yok mu Senin işin midir bu.
Utanın utanın. O insnaları yakanlar cumhuriyetcilerdi ne sizin
gibi cumhuriyet hayranlarının ne de laikçilik adına devlet
yerine bir kaç yobazı hedef etiren gerici Kemalistlerin
anlamadığı ve gözüne perde cekildiği için kendi gercekliğinin
uzagında fantastik canavarlarla uğraşanların göremeyeceği şeydir
bu. İlginç bir anektot akratmak istiyorum. Yol TV Sivas
anmalarını canlı veriyordu. Yol TV muhabiri elinde mikrofon
cıkmış ÜNLÜ arıyor onların görüşlerine baş vuruyordu. Soruyor
Kamer Gence Madımak müze olsun mu olmasın mı? diye tam sorarken
yorum yapıyor "efendim bu devlet katliamını nasıl
değerlendiriyorsunuz" diye. Düşünmüş olmalı her halde Kamer Genc
nasılsa alevidir ben devlet katliamı dersem buna alkış çalacak
diye oysa Kamer Gencin kemalist faşist devletçi yönü birden
cıkıveriyor ve patlatıyor tokat gibi yorumunu "katliam devletin
katliamı değil yanlış tabirler kullanıyoruz kardeşim devlet ben
seniz" diye.Böyle öğrenmiş faşist kafa. |
| |
|
|
Can |
05 July 2008 Saturday |
|
Ama katliamın
arkasından şeriatcı aramakla meşkul YOL TV cumhuriyeti korumaya
yeminli ya: illede ortada CHPli bir laik bulacak,onlarla
birlikte rahatlatacak içini çünkü inanmak istemiyor bu katliamın
laik cumhuriyet rejimi tarafından yapıldığına. Önce CHP
Milletvekilleri boy gösterisi yapıyor ardından muhabir gidip CHP
artığı Mustafa Sarıgüle uzatıyor mikrofonu. Mahabir yorum
yaparak soru sormaya hazırlanırken yorumu uzattığını düşünen
Kafatascı Laikçi Sarıgül "kurban oldugum bu kadar uzatma sor ne
soraaksan" diye muhabire atıyor fırcayı ve ardından diyor "bizim
iktidarımız döneminde Madımak müze olacak" ve şeriatcı AKP ye
eleştiri oklarını yöneltiyor ve böylelikle alevi kuruluşları CHP
liler sivasta katledilen canların hesabını sormuş oluyorlar
hemde katliam ortakalarıyla kolkola. Sarıgülün yönetimde olacağı
bir devlet iktidarından alevi canlar Sivasta Madıkmak müzesinin
açılmasını değil yeni katliamları beklemelidir. Çünkü hepsi
şöyle ya da böyle bu devletin itidir köpeğidir... Bektaşi
derneleri federasyonu ellerinde türk bayrakalrıyla cumhuriyeti
daha doğrusu "cumhuriyetin kurulduğu, şariatcıların da yerinde
yıkmak istediği Sivası kurtarmaya cıkıyor ve cumhuriyeye kast
etmişlere meydan okuyordu ve ilginç olan da sivas katliamını
yapanlarda ellerinde türk bayrakalrı olmalarıydı. Katliamcılar
türk bayrakalrıyla allah allah nidaralarıyla katlediyor bazı
alevi kuruluşlarıda türk bayraklarıyla katliamı lanetliyorlar.
Değerli Okuyucular ben bu şarlatanca paradoksun yorumunu size
bırakırak şunu söylüyorum. Sivas katliamı adına yapılan bu
kepazelik son bulmalıdır. şeriatcıları da örgütleyen
kemalistlerdir. laikcilerdir. CHP dir SHPdir TSK dır Hükümettir.
Kahraman ve doğuştan asker olarak örgütlendirilen türk ordusunun
anlı şanlı vatan hayranı ve laikçiliğin yılmaz bekçisi
komutanlarından bir yüzbaşı saldırı sırasında madımak oteline
giriyor soruyor yanacak olan canlara "burda asker yada halktan
kimseler var mı" diye yok diyor bizimkiler ve Cumhuriyet bekçisi
katliamcı komutan "canınız cehenneme bırakın yansınlar" diye
emir veriyor askerlerine.(1) Bektaşilik ideolojik yapısıyla da
aleviliğin kızılbaşlığın asmile edilmiş yakın bir formatından
ibarettir.Bektaşilik Osmanlı da aleviliği asimile etmenin
aracıydı Tc de de aynı görevde ve cumhuriyetin bekçisidir . |
| |
|
|
Can |
05 July 2008 Saturday |
|
Ellerine türk
bayraklıyla katliamı lanetleyenler utanın bir kere daha ki
cellatlarımızın gösterdiği yolda gidiyorsunuz.Hızırın Paşanın
Yezidin canağını yalıyorsunuz. Ve SU TV yede bir çift lafımız
olsun. Alevi olupta yezid olmak nedir acaba sormak istiyorum. SU
TV o kadar ahlaksız bir yayın ilkesine sahiptir ki 2 Temmuz günü
yaptığı yayınlarla bunu ilan etmiştir. SUTV iki temmuz günü
sivas katliamının olduğu görüntülere Grup Yorum adlı Müzik
topluluğunun bestelediği ve söylediği "Gün Tutuşur" adlı parcayı
o görüntü eşliğinde yayımlıyordu Buraya kadar herşey normal
sonra bu görüntü bitince ardından poplu cazlı göbekli bir kar
klip yayınlıyorlardı.Şu kafaya, şu ahlaka bakın bir anmayı
yayınlıyor insanlar yakılmış onun ağıdının oldugu bir parça
yayımlıyor ardından göbekli mastikalı bir klip veriyorlar
Ahlakasızlar.... Sehit düşen aydınlarımızdan utanın az biraz.Bu
mudur insanlık hiç mi ahlaki bir kaygınız yok. Ayıptır ..
katillerle kolkola katilin yönlendirmelerinde katliamlar
lanetlenmez ancak yeni katliamlara kapılar acılır. Bizim
katilimiz bu devlettten başkası değildir. Pir Sultandan
Nesimiden Seyyit Rızadan beri tanıyoruz bunları..Aklınızı
başınıza devşirin Sivas Kongresinde kurulduğunu iddia etiğiniz
Cumhuriyet rejimi kurulduktan sonra alevi halkının kanını en
barbar ve en vahşi yöntemlerle dökmüş bir devlettir. Biz sivas
Kongresinde de alınan karara da bir göz atalım acaba ne karar
alınmıştı da cumhuriyet kurulmştu onu öğrenelim . Ya da alınan
kararlarada bakmayada gerek yok Sivas kongresine katılanların
ettikleri yemine bakmak yeter “Yüce halifelik ve saltanat
makamlarına, İslamiyete, devlete, millete ve memlekete manen ve
maddeten hizmetten başka bir gaye ve emelimiz olmadığından
ötürü, kongre görüşmeleri devam ettiği sürece, kişisel ve siyasi
ihtirastan ve particilik amaçlarından uzak bir azim ve iman ile
çalışacağıma ve İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin ihyasına
çalışmayacağıma namusum ve bütün kutsal saydığım şeyler adına
yemin ederim.” 2 Bu Yeminler size bişey ifade ediyorsa asıl
özünüze dönmeyi umuyoruz sizden...Bu devlet laikçisiyle
şeriatcısıyla faşistiyle bir bütündür.37 canımızın hesebını
sormak bu devletin yıkılmasıyla mümküdür Yazımı tamamlarken bir
Trafik kazasında hayatını kaybeden DTP li yurtsever arkadaşlar
Cihan Deniz ve Hüsnü Ablay,ıda 37canımızla birlikte saygıyla
anıyorum.... 1 ROJ TV ( 04 07 2008 ) 2
http://www.kozonline.info/kzphp/haber.php?makale=200
|
| |
|
|
sahara |
2008-07-02 22:21:55 |
içim acıyor
bu çağda bile gerici zihniyetin, cahillğin, kör karanlıkların
esiriyiz. acaba ne zaman insan olacağız. karşımızdakine insanca
davranacağız evet bugün madımağın yıldönümü sanki yeni olmuş
gibi yanıyor yüreğimiz bu 37 can için. madımak otelini hala et
lokantası olarak işletiyorlar en büyük ayıpta bu değilmi diğer
ayıbın üzerine. nasıl bir midedirki bu onca insanın yakıldığı
yerde et yiyebilmek. umarım bir gün bizde insanca yaşamayı
inançlara saygıyı, hoşgörüyü, sevgiyi öğrenebilirz.
|
| |
|
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com |
2008-07-01 11:38:53 |
|
Welatekî ew qas bê statu ye e ku bi “mêtingeh”ê navandin jî
dijwar e. Eger ferdên wî yên ku li welatên din hatine teriqîn;
li wir şêweyên wan ên jîyanî, bi ruh û can biperjînin û bijîn wê
demê, xevnên xwe yên ji bo azadiya welatên xwe ku ew bi hêviyên
mezin hatine xwedîkirin, xemlandin û parastin wê wenda bikin. Ên
ku xevn û xeyalên xwe wenda dikin; xwe, çandî, gel û axên xwe jî
wenda dikin. Xevn û hêviyên têkoşînên civakî yên hezarsalî, bilî
rewşên vejartî ancax bi berxwedanên girseyî û pirhêlî yên bi
sedsalan wê bi cih bên.
Di
çarçoveyeke rast ya wisa dîrokî di; bi deng û rengên xwe
herikinên qirînî yên helbestan jî wek wan(ên azadiyê) bi ked in,
kûr û dirêj dibin. Li qadên şoreşî ji bo helbestvanan, bê
mijarmayîn nabin ji ber ku her tişt helbest in. Pirsgirêk a mîna
ji ên eresatî; bi dil û mêjû, bi dozan ve jiyan û ji bo berhemên
nivîskî jî pênûs şixulandin in.
A.Karabax |
| |
|
A.Karabag
abdullahkarabag@hotmail.com |
2008-07-01 11:37:40 |
|
Sömürge bile olamayan bir ülkenin, başka diyarlara savrulmuş
bireyleri eğer onların yaşam biçimlerini ruhen kabullenip
yaşarlarsa, kendi ülkelerine ilişkin büyük umutlarla beslenen
özgürlük düşlerini yitirirler. Düşünü yitiren; kendini, halkını,
toprağını da yitirir. Bin yılların toplumsal düşleri,
istisnalar hariç ancak birkaç yüzyılın kitlesel yürüyüşüyle
gerçekleşebilir.
Böylesi tarihsel bir gerçeklikte; kendi
sesiyle, şiirin çığlıklaşacak akışı da uzun soluklu olacaktır.
Bu zeminde konu darlığı olmaz çünkü her şey şiirdir, sorun;
yaşamaktır, dizelere dökmektir.
A.Karabağ |
| |
|