"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."

• Anasayfa • Dergi Arşivi • Konular • Linkler • Abonelik • Sitede Ara •   Ziyaretçi Defteri

 

 

Eser Yılmaz / Kitap tanıtımı

 

Zafer Doruk’un Çal Dedim Klarnetçi Çocuğa’sı

Vay be gadasını aldığımın Zafer Doruk’u, vay be dinine yandığımın Z. Doruk’u, sen neymişsin öyle?! Birkaç sayıdır Güney Dergisi’nde hikâyelerini okuyor ve adını dost sohbetlerinde sıkça duyuyordum Z. Doruk’un. Ve merakım da artmıyor değildi hani, Z. Doruk’un hikâyeciliğine. İşte sonunda bir kitabı geçti elime: Çal Dedim Klarnetçi Çocuğa. 2002 yılında Bilgi Yayınevi tarafından çıkartılmış bir kitap. Ne iyi oldu da bu kitabı okudum, ne iyi!

 Z.Doruk bu öykü kitabında, özellikle Adana’nın olmak üzere, aslında tüm Anadolu’nun ve belki de tüm dünyanın varoşlarındaki insanlarını anlatıyor. Ve bunu öyle bir alt yapıyla yapıyor ki; adeta onların tabiatının, yaşamının, insanının “ciğerini okuyarak” yapıyor. Ve bu içten bakışın sahiciliği, tüm öykülerini sarıp sarmalıyor.

 Kitapta 19 öykü var ve her öykünün anlatımı konuya göre çok yerinde verilmiş. Şöyle ki; kâh öykünün içinde gerçekten bir yazar olarak, kâh dışarıdan bir anlatıcı olarak bulunmuş ve bunu da öyle yerinde yapmış ki; bu bile başlı başına hikâyelerine bir başka tat, bir yerinde tat katmış. Öykülerin farklı yerlerinde, farklı şekillerde doğanın bir parçasını anlatırken, bir kediyi, bir duvarı vs. yi anlatırken de (yani olayın iç örgüsünün dışındaki şeyleri anlatırken de) çok yerinde tasvirler yapmış. Yani ne kısmış, ne abartmış. Her şeyi olası gerektiği gibi bırakmış.

Kendi övgülerimi bir tarafa bırakıp usta öykücü Muzaffer İzgü’ye,  Z. Doruk’un bu kitabı hakkındaki görüşleri için bir kulak verelim: “Hani bir deyim vardır, “ciğerini okumak” diye. Sen ciğerini okumuşsun kahramanlarının. İşte bence yazarlık bu. Kutlarım dostum.” Ustanın sözü üstüne söz olur mu? Olmaz. Bizde susalım ve okuyalım sadece. Böylece bazen gördüklerimizi bazen de göremeyip de görmemiz gerekenleri usta bir dille yazılmış bir kitaptan okumanın zevkine varalım. Haydi öyleyse… Haa, bu kitabın hemen ardından Z. Doruk’la başlayan bu yolculuğumuza ara vermeden            devam edelim. En azından ben öyle yapacağım.

Eser Yılmaz

eseryilmaz80@hotmail.com

 


mail@guneydergisi.com

GÜNEY Üç Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi
K Ü N Y E, Abone ve İlan Koşulları

Bu sayfa en son 16.10.2007 tarihinde güncellendi.

Güney dergisinde ve sitesinde yayınlanan tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

@