Savaşın sürdüğü bir dönemde sizlere merhaba diyoruz. ABD ve İngiltere Irak’a saldırıyor… Basın-yayın organlarından savaşı izliyoruz. İlkini Birinci Körfez Savaşı sırasında izlediğimiz bir “savaş filmi”nin ikinci bölümü sanki izlediğimiz… Geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi, bu savaş, ABD-İngiliz önderliğindeki koalisyonun dünya hegemonyası mücadelesinde emperyalist rakiplerine karşı daha da güçlenmesi amacıyla yürütülen bir savaş… Bu savaş ABD’nin Irak’ı bütünüyle kontrol altına alması ve Ortadoğu’daki “tek hâkim” konumunu güçlendirmesine hizmet edecek bir savaş… Bu savaş gerici, emperyalist bir savaş… Bu savaşta hiçbir çıkarı olmayan ve ama emperyalist amaçlar için ya da gericiliğin hakimiyetini sürdürmesi için cepheye sürülen çeşitli ulus ve milliyetlerden emekçiler başta olmak üzere, tüm dünya emekçileri bu haksız, gerici, karşıdevrimci savaşa karşı çıkmalı; emperyalist savaşa karşı kendi devrimci savaşlarını yürütmelidirler… ••• Bu sayımızda Nâzım Hikmet ile yaptığımız konferanslarda ileri sürdüğümüz tezlere iki okurumuzun takındığı tavırlara ilişkin değerlendirmelerimiz ağırlıklı bir blok oluşturuyor. Bu sayımızın sinema bölümünde Anuş Pazarcıyan arkadaşımız Berlinale ve “Ararat” filmi ile ilgili değerlendirmesini yazdı… ••• Dergimizin 15. sayısında yayınlanan “Susma, sustukça sıra sana gelecek!” başlıklı yazı dolayısıyla Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz İlyas Emir hakkında açılan dava sonuçlandı ve İlyas Emir şahsında dergimiz para cezasına çarptırıldı. Devrimci-demokrat basın yayın organlarını susturmaya çalışan devletin dergimize yönelik bu saldırısına karşı okurlarımızdan duyarlılık bekliyor; dergimizle dayanışmada bulunma çağrısı yapıyoruz. ••• Dergimize yazı ve şiirleriyle katkıda bulunan Mürüvvet Cacım, Mehmet Karabulut ve Sabahittin Kurtoğlu’nun hasta olduklarını öğrenmiş bulunuyoruz. Kendilerine Güney dergisi olarak geçmiş olsun dilyor, bir an evvel sağlıklarına kavuşmalarını diliyoruz.
Yeni sayımızda buluşmak üzere… Hoşçakalın…
|