Ana Sayfa Sayılar Güney 22 Hollywood savaşta...

Ziyaretçi Defterinden

Üye Özel Menüsü

İçerik Tıklama Görünümü : 3146574
Şu anda 75 konuk çevrimiçi

Giriş Yap



Hollywood savaşta... PDF Yazdır e-Posta
Makale İçeriği
Hollywood savaşta...
WIND­TAL­KERS
Pen­ta­go­n’a Holly­wo­od’dan sev­gi ve te­şek­kür­ler­le…
STAR WARS
SPI­DER MAN
MEN IN BLACK II
Tüm Sayfalar

ABD sa­vaş­ta. ABD sa­vaş­ta ol­du­ğun­da ya da sa­va­şa ha­zır­lan­dı­ğın­da, ABD’nin si­ne­ma sa­na­yi­inin mer­ke­zi de ta­bii sa­vaş­ta ola­cak­tır, ya da sa­vaş ha­zır­lı­ğı için “yurt­se­ver­lik” gö­re­vi­ni ye­ri­ne ge­ti­re­cek­tir. ABD 11 Ey­lül 2001’den bu ya­na res­men ilan edil­miş bir sa­vaş yü­rü­tü­yor. Adı “te­rö­riz­me kar­şı sa­vaş” ola­rak kon­muş, ger­çek­te halk­la­ra kar­şı yö­ne­len bu sa­vaş­ta şim­di ye­ni sal­dı­rı he­de­fi Irak. ABD’nin Irak’a as­ke­ri mü­da­ha­le­si­ne, İn­gil­te­re dı­şın­da­ki bü­tün em­per­ya­list güç­ler de iti­raz edi­yor. Fa­kat ABD için sal­dı­rı ke­sin. So­run sal­dı­rıp sal­dır­ma­ma de­ğil, za­man­la­ma so­ru­nu. Za­man­la­ma so­ru­nun­da da, bü­tün dün­ya­nın iti­ra­zı­na rağ­men sal­dır­gan­lık gö­rün­tüs­ü­nün or­ta­dan kal­dı­rıl­ma­sı için ka­mu­oyu­nun ha­zır­lan­ma­sı ge­re­ki­yor. Özel­lik­le Av­ru­pa­’da­ki gö­rün­tü­de­ki di­re­ni­şin kı­rıl­ma­sı ge­re­ki­yor. ABD’de de ya­ra­tı­lan “yurt­se­ver” şo­ve­nist dal­ga­nın yük­sek­te tu­tul­ma­sı ge­re­ki­yor. Bu nok­ta­da Holly­wo­od, kitl­e­le­rin sa­vaş için ka­za­nıl­ma­sın­da be­li­r­le­yi­ci bir gö­re­ve-iş­le­ve sa­hip.
Or­ta­lı­ğı bir sa­vaş film­le­ri dal­ga­sı­nın kap­la­ma­sı te­sa­düf de­ğil. Bu dal­ga 11 Ey­lül­’den epey ön­ce Holly­wo­od’un ha­ri­ka ço­cu­ğu Ste­ven Spi­el­berg’in “Er Ryan’ı Kur­tar­mak” fil­miy­le 1998’de baş­la­dı. Ben bu film üze­ri­ne yaz­dı­ğım ya­zı­da;
“Bu film, ABD’nin ku­rul­du­ğun­dan bu ya­na yü­rüt­tü­ğü sa­vaş­lar­dan bi­ri­nin an­la­tı­mı için­de, ger­çek­te ABD’nin yü­rüt­tü­ğü bü­tün sa­vaş­la­rı da ak­la­yan bir yi­ğit­lik anı­tı. (…) (Bu film­de) Ame­ri­kan yurt­se­ver­li­ği kö­rük­len­mek­te, ABD’nin yü­rüt­tü­ğü on­lar­ca hak­sız (der­gi­de an­lam de­ğiş­ti­ren bir diz­gi yan­lış­lı­ğı ya­pıl­mış. “Hak­sız” ye­ri­ne “hak­lı” ya­zıl­mış­tır! Sa­yı 8, say­fa 64’te alın­tı ya­pı­lır­ken dü­zel­til­miş ha­li ba­sıl­mış­tır.) sa­vaş da unut­tu­rul­ma­ya ça­lı­şıl­mak­ta­dır. Bu­gün de dün­ya­nın her ya­nın­da sa­va­şa ha­zır ABD or­du­su (…) ci­la­lan­mak­ta, “Ame­ri­kan Yurt­se­ver­li­ği”nin ger­çek ta­şı­yı­cı­sı ola­rak kut­san­mak­ta­dır.” (Bkz. Gü­ney sa­yı 7, say­fa 64) de­miş, bu fil­min ba­zı­la­rı­nın de­ğer­len­dir­di­ği gi­bi “sa­vaş kar­şı­tı” bir film de­ğil, “iyi­nin, doğ­ru­nun, gü­ze­lin”, “de­mok­ra­si­nin” vb. sa­vu­nu­cu­su ola­rak gös­te­ri­len ABD için bir sa­vaş pro­pa­gan­da­sı fil­mi ol­du­ğu tes­pi­ti­ni yap­mış­tım.
Bu film kul­lan­dı­ğı tek­nik­le, sub­jek­tif ka­me­ra­yı us­ta­ca kul­lan­ma­sıy­la se­yir­ci­yi san­ki sa­vaş ala­nı­na ta­şır gö­rü­nen tav­rıy­la, bir sa­vaş film­le­ri fur­ya­sı­nın baş­lan­gı­cı ol­du. (“Ta­şır gö­rü­nen” di­yo­rum, film ni­ha­yet film­dir, ger­çek fil­me sığ­ma­ya­cak ka­dar kor­kunç­tur. Bu­nu si­ne­ma­nın us­ta­la­rın­dan Sa­mu­el Ful­ler “sa­vaş fil­mi” bağ­la­mın­da ­şöy­le ifa­de edi­yor: “Si­ne­ma­da sa­vaş ger­çek­li­ği­ni ve sa­vaş­ta­ki duy­gu­la­rı ak­ta­ra­bil­mek için si­ne­ma sa­lo­nu­na bir ma­ki­ne­li tü­fek yer­leş­ti­rip, se­yir­ci­le­rin bir bö­lü­mü­nü ta­ra­mak ge­re­kir­di…”)
Pen­ta­gon bu fil­mi o ka­dar sev­di ki, Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı­nın öne­ri­siy­le Spi­el­ber­g’e bu fil­mi do­la­yı­sıy­la  ABD  or­du­su­nun “Yük­sek Hiz­met Ni­şa­nı” ve­ril­di. (Bkz. Gü­ney sa­yı 10, say­fa 70)
“Er Ryan’ı Kur­tar­mak” fil­mi­ni Holly­wo­od­lu Al­man­lar­dan Ro­land Em­me­rich’in çek­ti­ği, Mad Max’la ün­le­nen Mel Gib­so­n’un oy­na­dı­ğı “Va­tan­se­ver / The Pat­ri­ot” iz­le­di. Adı üze­rin­de Ame­ri­kan pat­ri­otiz­mi –siz bu­nu sal­dır­gan şo­ve­nizm ola­rak da oku­ya­bi­lir­si­niz!– bu kez İn­gil­te­re’­ye kar­şı “ba­ğım­sız­lık sa­va­şı” yıl­la­rı­na ta­şı­na­rak kö­rük­le­ni­yor, ABD için sa­vaş pro­pa­gan­da tam­tam­la­rı ça­lı­nı­yor­du. (Bu fil­min de­ğer­len­dir­me­si için bkz. Gü­ney sa­yı 15, say­fa 93 ve de­va­mı.)
Ar­dın­dan Mic­ha­el Bay’ın “Pe­arl Har­bor”uy­la sa­vaş pro­pa­gan­da­sı en utan­maz bi­çi­miy­le su­nul­du se­yir­ci­le­re. (Bu fil­min de­ğer­len­dir­me­si için de bkz. Gü­ney sa­yı 17, say­fa 94 ve de­va­mı.)
Holly­wo­od ye­ni düş­man­la­rın kim­ler ola­ca­ğı­nı, sa­va­şın kim­le­re kar­şı yü­rü­tü­le­ce­ği­ni de gös­ter­di kit­le­le­re. Den­zel Wa­shing­ton’un “iyi oğ­lan”ı oy­na­dı­ğı Sı­kı­yö­ne­tim’­de düş­man açık­ça Arap “te­rö­rist­ler”di.
“Pe­ace­ma­ker” isim­li film­de ise Bos­na­lı bir Sırp çan­ta­sın­da el bom­ba­sı New York’ta te­rö­rist ey­lem pe­şin­de gös­te­ri­li­yor­du.
Son­ra 11 Ey­lül gel­di. 11 Ey­lül gel­di­ğin­de Holly­wo­od, kit­le­le­ri “şer ek­se­ni”ne kar­şı “iyi­lik ek­se­ni”nin ba­şı ABD’nin sa­va­şı için ha­zır­la­ma gö­re­vi­ni za­ten ye­te­rin­ce ye­ri­ne ge­tir­miş­ti.
11 Ey­lül’ün er­te­sin­de kı­sa bir ikir­cim dö­ne­mi ya­şan­dı. Ön­ce­den 11 Ey­lül’ün he­men er­te­sin­de viz­yo­na gir­me­si plan­la­nan sa­vaş pro­pa­gan­da­sı film­le­rin viz­yo­na gir­me­si, için­de “te­rö­rü özen­di­reb­i­le­cek” sah­ne­ler ola­bi­le­ce­ği ne­de­niy­le bi­raz er­te­len­di.
Bu ara­da ne mi ol­du?! Söy­le­ye­yim: Bush’un önem­li da­nış­man­la­rın­dan bi­ri olan Karl Ro­we Ka­sım 2001’de Holly­wo­od’un en önem­li pro­dük­tör­le­ri ve re­ji­sör­le­ri ile “fi­kir alış ve­ri­şin­de bu­lun­mak!” için bir top­lan­tı yap­tı. Top­lan­tı­nın ko­nu­su “te­rö­riz­me kar­şı sa­vaş­ta Holly­wo­od’un ro­lü” idi!
Oli­ver Sto­ne, Ro­bert Red­ford gi­bi ki­mi “çiz­gi dı­şı” si­ne­ma sa­nat­çı­la­rı­nın re­zil­lik ola­rak ad­lan­dı­rıp ka­tıl­ma­yı red­det­tik­le­ri, CBS  isim­li ka­na­lın anc­hor­ma­nı Dan Rat­her’in “As­ke­ri­ye­nin Holly­wo­od­laş­tı­rıl­ma­sı” ola­rak de­ğer­len­dir­di­ği bu top­lan­tı­da, Holly­wo­od’a Pen­ta­gon’un ve Bush yö­ne­ti­mi­nin is­tek­le­ri doğ­ru­dan ile­til­di. Holly­wo­od ken­di­ni bu ta­lep­le­re uy­dur­du. 11 Ey­lül ön­ce­si çe­kil­miş sa­vaş film­le­ri peş­pe­şe –ta­bii ki­mi rö­tuş­lar­la– pi­ya­sa­ya sü­rül­me­ye baş­lan­dı.
2002 yı­lın­da doğ­ru­dan sa­vaş pro­pa­gan­da fim­le­ri ola­rak;
– John Mo­ore’un çek­ti­ği “He­def­te” isim­li film­de Bos­na’­da “kont­rol uçu­şu”(!) ya­par­ken uça­ğı dü­şü­rü­len bir Ame­ri­kan pi­lo­tu­nun tek ba­şı­na bü­tün olum­suz­luk­la­rı üzer­le­rin­de top­la­yan Sırp mi­lis­le­ri­ne kar­şı kah­ra­man­ca(!) sa­vaş­ma­sı­nı ko­nu alan fil­mi;
– Rid­ley Scott’un çek­ti­ği ve 1993’te So­ma­li’de ye­rel sa­vaş ağa­la­rı­nın sa­vaş­çı­la­rı ta­ra­fın­dan dü­şü­rü­len he­li­kop­ter­de olan Ame­ri­ka­lı as­ker­le­rin “vah­şi!” yer­li­le­re kar­şı na­sıl yi­ğit­çe sa­vaş­tı­ğı­nı ko­nu alan “Ka­ra Kar­tal Düş­tü” isim­li film;
– Mel Gib­son’un baş­ro­lü­nü oy­na­dı­ğı; Vi­et­nam sa­va­şın­da ABD’yi ak­la­yan “Biz As­ker­dik” isim­li film;
– (Şim­di­lik) Son ola­rak da John Woo’nun çek­ti­ği “Rüz­gar­la Ko­nu­şan­lar” isim­li film…
gös­te­ri­me gir­di. Bu film­le­rin tü­mü­nün ki­mi or­tak özel­lik­le­ri var:
Hep­si doğ­ru­dan sa­vaş film­le­ri.
Hep­sin­de sa­va­şın bir ta­ra­fın­da iyi­lik, gü­zel­li­ğin, “de­mok­ra­si”nin-öz­gür­lü­ğün, ba­tı­nın yü­ce(!) de­ğer­le­ri­nin vb. sa­vu­nu­cu­su ABD var.
Hep­sin­de ABD as­ker­le­ri­nin akıl­la­ra dur­gun­luk ve­ren yi­ğit­lik­le­ri var.
Hep­sin­de yi­ğit ABD as­ker­le­ri­nin kar­şı­sın­da­ki düş­man­lar, yal­nız­ca ABD’nin de­ğil, her tür­lü in­sa­nî de­ğe­rin düş­ma­nı ve bun­lar as­lın­da hep bi­rey ola­rak de­ğil, hep­si bir­bi­ri­ne ben­zer vah­şi, sa­vaş­çı bir kit­le ola­rak çı­kı­yor kar­şı­mı­za.
Hep­sin­de sa­vaş ABD açı­sın­dan hak­lı ve fa­kat kan­lı ve kir­li; kor­kunç ve fa­kat ge­rek­li bir şey ola­rak gös­te­ri­li­yor. Ve ta­bii hep­si­nin so­nun­da hep naz­lı naz­lı dal­ga­la­nan ABD bay­ra­ğı al­tın­da yi­ğit Ame­ri­kan as­ker­le­ri ka­za­nı­yor.
Bu­ra­da en son gör­dükl­e­rim için­de yer alan “Rüz­gar­la Ko­nu­şan­lar” üze­rin­de dur­mak is­ti­yo­rum.