Yeni bir dergiyle sizlere merhaba diyoruz. Bu sayımızın yayınlanmasının hemen ertesinde –önceki sayımızda yayınladığımız ilanda da belirttiğimiz gibi– İstanbul ve Adana’da “Nazım Hikmet” konulu kültür konferansları düzenleyeceğiz. Konferanslarımıza katılma çağrımızı bir kez daha yineliyor, konferansla ilgili geniş bilgiyi dergi merkezinden edinebileceğinizi hatırlatmak istiyoruz. ••• Bu sayımızda Documenta 11 ile ilgili geniş bir yazıyı yayınlıyoruz. Bu önemli sanat etkinliğinin geçmişi ve son yapılan sergi ile ilgili izlenimleri Rahel Söz arkadaşımız kaleme aldı. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Ortadoğu yeni bir savaşın eşiğinde… ABD Irak’a saldırı hazırlığında. Bunun için askeri hazırlık yanında ideolojik hazırlık da sürdürülüyor. Hollywood bu alanda önemli bir işleve sahip. Anuş Pazarcıyan arkadaşımız Hollywood-Pentagon ilişkisini ele alıyor. Selçuk Tayfun arkadaşımızın “Sanat” başlıklı yazısını “tartışma” konu başlığı altında yayınlıyoruz. Arkadaşımız sanat konusundaki görüşlerini ortaya koyduktan sonra “Peki ya sizin sanat anlayışınız?” diye soruyor. Biz Güney olarak sanat konusundaki görüşlerimizi değişik sayılarımızda genişçe ortaya koyduk; okurlarımızın bilgisine sunduk; konferanslar üzerinden tartıştık, tartışma sonuçlarını yine dergimiz üzerinden kamuoyuna açıkladık. Güney olarak Selçuk Tayfun arkadaşımızın kimi görüşlerini doğru bulmamamıza rağmen tartışmaya girmekten yana değiliz. Amacımız diğer okurlarımızın tartışmaya katılmalarına, görüşlerini ifade etmelerine olanak sağlamak… Selçuk Tayfun arkadaşımızın yazısına ilişkin değerlendirmeler gelirse bunları dergimizde yayınlayacağız. ••• Geçtiğimiz dönemde sizlerden bir çok mektup aldık. Bu elbette sevindirici. Dergimizin geniş bir kesim tarafından ilgiyle okunduğunun göstergelerinden birisi de bu mektuplar. Bu arada yayınlanması talebiyle öncelikle şiir olmak üzere değişik ürünler gönderiliyor. Bunları sayfalarımız elverdiğince değerlendirmeye çalışıyoruz. Ancak bir sorun var: Kimi okurlarımız mektuplara isimlerini yazmayı unutuyorlar! Ürün var ama isim yok… Örneğin; “Bazen sıcak bir ekmek gibi geliyor acı dün / bayat hayaller kuruyorum geleceğe dair / yaş alıp gitse de başını / uslanmaz deli yüreğimi / hâlâ son yanımda taşıyorum” dizelerinin sahibi arkadaşımız ismini yazmamış. Bundan sonrası için yeni mektuplarını ve yeni ürünlerini bekliyoruz. Ama isimle! Yeni yılda, yeni sayıda buluşmak üzere… Hoşçakalın…
|