Ana Sayfa Sayılar Güney 08 Sosyalist Sovyetler Birliği ve sanatın kimi sorunları üzerine

Ziyaretçi Defterinden

Üye Özel Menüsü

İçerik Tıklama Görünümü : 3145986
Şu anda 99 konuk çevrimiçi

Giriş Yap



Sosyalist Sovyetler Birliği ve sanatın kimi sorunları üzerine PDF Yazdır e-Posta
Makale İçeriği
Sosyalist Sovyetler Birliği ve sanatın kimi sorunları üzerine
Bol­şe­vik­ler ve Kül­tür Dev­ri­mi…
Sanatçı Özgürlüğü
Pro­let­kult ve ‘sol’ sa­nat­çı­lar
‘Ye­ni Bi­çim­ler’ ve For­ma­lizm
Ve ‘An­la­şı­lır­lık’ so­ru­nu
Ma­ya­kovs­ki ve Le­nin…
30’lu yıl­la­rın öne­mi ve Sos­ya­list Re­alizm
İçe­ri­ğin çer­çe­ve­si
Ki­şi­ye tap­ma so­ru­nu…
Tüm Sayfalar

Mi­ras dos­ya­la­rı…
Gü­ney der­gi­si ya­yın­la­dı­ğı ‘kül­tür mi­ra­sı’ dos­ya­la­rı1 ile, Le­nin ve Sta­lin dö­ne­mi­nin sos­ya­list Sov­yet­ler Bir­li­ği’nin sa­nat an­la­yı­şı ve sa­nat uy­gu­la­ma­la­rı­na eleş­ti­rel bir şe­kil­de yak­la­şa­rak, ya­pı­lan ki­mi ha­ta­lı uy­gu­la­ma­lar üze­ri­ne bir tar­tış­ma baş­lat­ma­nın te­me­li­ni at­mış ol­du.

Gü­ney der­gi­si, ‘han­gi kül­tür mi­ra­sı­na sa­hip çı­kı­yo­ruz?’ so­ru­su­na ce­vap arar­ken, çok doğ­ru ola­rak ça­ğı­mı­zın bu en önem­li sos­ya­lizm uy­gu­la­ma­sı­nın de­ney­le­ri­ni te­mel al­mış, bu ara­da prob­lem­li gör­dü­ğü ki­mi nok­ta­la­rı eleş­ti­ri­ye ta­bi tut­muş. Araş­tır­ma­lar­da da be­lir­til­di­ği gi­bi, bu araş­tır­ma­lar bu alan­da son sö­zü söy­le­me id­di­asın­dan zi­ya­de, bir tar­tış­ma tas­la­ğı ol­ma id­di­asın­da­dır­lar. Tar­tış­ma açıl­mış­tır ve bu ko­nu­da sö­zü olan sö­zü­nü esir­ge­me­me­li­dir. Ben ken­di pa­yı­ma, araş­tır­ma­lar­da ge­ti­ri­len eleş­ti­ri­ler­de gör­dü­ğüm yan­lış­la­ra dik­kat çek­me­ye ça­lı­şa­ca­ğım.

Ta­rih­sel ar­ka plan…

Her­şey­den ön­ce bi­lin­me­li­dir ki, Le­nin ve Sta­lin’in Sov­yet­ler Bir­li­ği’nde­ki sa­nat an­la­yı­şı­na ve sa­nat uy­gu­la­ma­la­rı­na eleş­ti­ri ilk de­fa ge­ti­ril­mi­yor. Bu eleş­ti­ri­ler Sov­yet­ler Bir­li­ği ku­rul­du­ğun­dan be­ri bur­ju­va­zi ta­ra­fın­dan, ama sa­de­ce onun ta­ra­fın­dan de­ğil, Marksizm-Leninizm adı­na ko­nu­şan bir di­zi ör­güt ve ki­şi ta­ra­fın­dan da, sü­rek­li ge­ti­ril­miş­tir.
Em­per­ya­list bur­ju­va­zi, Ekim dev­ri­mi­nin he­men er­te­sin­den baş­la­ya­rak, Bol­şe­vik­le­re kar­şı sa­de­ce si­ya­si, eko­no­mik, as­ke­ri vs. alan­lar­da de­ğil, kül­tür ve sa­nat ala­nın­da da yo­ğun bir haç­lı se­fe­ri baş­lat­tı; Bol­şe­vik­le­ri, diş­le­ri­nin ara­sın­da sa­tır­lar­la do­la­şan, kül­tür düş­ma­nı bar­bar­lar ola­rak ta­nıt­ma­ya ça­lış­tı. Bun­da ilk dö­nem­ler ba­şa­rı­lı da ol­du. Bur­ju­va­zi­nin Bol­şe­vik­le­re sal­dı­rır­ken kül­tür ve sa­nat ala­nı­na özel bir önem ver­me­si­nin ne­de­ni ne­dir? Çün­kü kül­tür ve sa­nat, duy­gu­lar­la il­gi­li in­ce ve has­sas bir alan ol­du­ğun­dan; in­san­la­rın bu alan­da et­ki­len­me­si çok da­ha ko­lay olu­yor. Ne var ki, bur­ju­va­zi­nin, ‘Bol­şe­vik­ler ik­ti­da­ra ge­lir­ler­se kül­tü­rü yo­ke­de­cek­ler’ id­di­ası­nın boş ol­du­ğu kı­sa za­man­da gö­rül­dü. Bol­şe­vik­ler kül­tü­rü yok et­mek şöy­le dur­sun, kül­tü­rü hem Çar­lı­ğa kar­şı, hem de da­ha son­ra Hit­ler­ci bar­bar­la­ra ve tüm bur­ju­va­zi­ye kar­şı sa­vun­du, da­ha­sı kül­tü­rün ge­liş­me­si­nin önü­nü da­ha da aç­tı, ken­din­den ön­ce hiç gö­rül­me­miş de­rin­lik­te ve ge­niş­lik­te bir kül­tür dev­ri­mi­ni ger­çek­leş­tir­di. Bol­şe­vik­le­rin kül­tü­rü yo­ke­de­ce­ği pro­pa­gan­da­sı­nın ya­nın­da, bur­ju­va­zi­nin baş­vur­du­ğu yön­tem­ler­den bi­ri­si de, sos­ya­liz­mi ‘fark­lı dü­şü­nen­le­re ta­ham­mü­lü ol­ma­yan bir dik­ta­tör­lük’ ola­rak gös­ter­mek­ti. ‘Dev­rim ken­di ço­cuk­la­rı­nı yi­yor’ yay­ga­ra­sı­nı ko­par­dı, si­ya­si alan­da esas ola­rak Troç­kist­le­re kar­şı mü­ca­de­le­yi, kül­tür-sa­nat ala­nın­da da esas ola­rak for­ma­liz­me kar­şı ve­ri­len mü­ca­de­le­yi bu­na ör­nek ola­rak gös­ter­di.
Bun­la­rın he­p­si bi­li­nen şey­ler. Yi­ne bi­li­nir ki, Sov­yet­ler Bir­li­ği’nde 1956’da Ko­mü­nist Par­ti­si­nin 20. Par­ti Kong­re­sin­de re­viz­yo­niz­min ha­kim ha­le gel­me­si, ko­mü­nist ha­re­ke­tin ta­rih­sel ola­rak en bü­yük ka­za­nım­la­rı­nın ba­şı­nı çe­ken bu par­ti­de­ki bu ge­liş­me, sar­sı­cı so­nuç­la­rı gü­nü­mü­ze ka­dar hâlâ de­vam eden, ko­mü­nist ha­re­ke­tin ta­ri­hin­de al­dı­ğı en bü­yük ye­nil­giy­di. Mark­sizm-Le­ni­niz­me sal­dı­rı Sta­lin şah­sın­da, ‘ki­şi­ye tap­ma­ya kar­şı mü­ca­de­le’ adı al­tın­da baş­la­tıl­dı. Sov­yet dü­ze­ni­nin ka­za­nım­la­rı­na kar­şı bur­ju­va­zi­nin haç­lı se­fe­ri­ne en bü­yük des­tek, Sov­yet top­lu­mu­nun bu ye­ni ik­ti­dar sa­hi­bi mo­dern-re­viz­yo­nist­ler­den gel­di. İş­çi sı­nı­fı saf­la­rı­na sız­mış olan bur­ju­va­zi­nin bu ajan­la­rı, Sta­lin’in ‘dik­ta­tör­lü­ğü­nü’ is­pat­la­mak için, Sta­lin dö­ne­min­de, an­ti-Sovyet fa­ali­yet­le­rin­den do­la­yı ce­za al­mış olan bir di­zi suç­lu­yu, bu ara­da ki­mi ya­zar­la­rı ve sa­nat­çı­la­rı da re­ha­bi­li­te et­ti­ler; sos­ya­list dö­nem­de eleş­ti­ri­len ve mah­kum edi­len bir di­zi za­rar­lı sa­nat an­la­yı­şı­nın ye­ni­den hort­la­tıl­dı­ğı bir dö­ne­mi baş­lat­tı­lar. Böy­le­ce tüm dün­ya, bur­ju­va­zi­nin ezel­den be­ri id­di­a e­de­gel­di­ği, Sov­yet dü­ze­ni­nin ne ka­dar an­ti-de­mok­ra­tik ol­du­ğu­nu, biz­zat ‘ko­mü­nist­le­rin ken­di’ iti­raf­la­rın­dan öğ­ren­di.
Sov­yet­ler Bir­li­ği’nin is­men de or­ta­dan kalk­tı­ğı ve ta­ri­he ka­rış­tı­ğı ve hiç­bir güç­lü ko­mü­nist ha­re­ke­tin ol­ma­dı­ğı gü­nü­müz­de, bur­ju­va­zi ar­tık hiç­bir önem­li kar­şı du­ruş­la kar­şı­laş­mak­sı­zın sos­ya­liz­min tüm ka­za­nım­la­rı­na sal­dı­ra­bil­mek­te­dir. Kül­tür ve sa­nat ala­nı bu sal­dı­rı­la­rın en önem­li he­def tah­ta­la­rın­dan bi­ri­ni oluş­tur­ma­ya de­vam edi­yor. Em­per­ya­list bur­ju­va­zi ken­di­si­nin ne ka­dar öz­gür­lük­çü, sos­ya­liz­min ise ne ka­dar bas­kı­cı ol­du­ğu­nu iki­yüz­lü­ce sa­vu­na­bil­mek­te­dir. Sos­ya­list Sov­yet­ler Bir­li­ği’nde tüm in­san­lı­ğın ile­ri­ye doğ­ru ge­liş­me­si için önem ta­şı­yan tüm kül­tü­rel ve sa­nat­sal ka­za­nım­la­rı, bur­ju­va­zi­nin ve opor­tu­nist­le­rin her tür­lü sal­dır­ıla­rı­na kar­şı da­ha da ıs­rar­lı bir şe­kil­de sa­vun­mak, ha­ta­la­rı­na kar­şı ise eleş­ti­rel yak­la­şıp on­la­rı aş­ma­ya ça­lış­mak, gü­nü­müz­de her Mark­sist-Le­ni­nis­tin ive­di gö­rev­le­rin­den­dir.