|
|
Gözlerinde artık yok,
ilk çocukluk aşkının
utangaç bakışları…
nede sevda yollarında
tükenmiş gençliğinin
hoyratça savruluşları…
artık yok Çay’ında
serin yayla kokuları,
ve asi dağ rüzgarları…
nede cigarasında karanfil.
yok artık elinde Mavzeri,
ne asi dağların heybeti,
nede önünde kahpe pusular!
O bir “Yorgun demokrat”
ne cebinde kin defteri,
nede koynunda zehirli hançer!
yüreğinde
“barış” türküleri şimdi.
Ak düşmüş saçlarına,
sürgünde ölümü bekler!
Yazılmamış romanların
kahramanıdır bizim “Keko”
Sırtında yılların kahrı,
yüreğinde paylaşılmamış
ağıtlar!
O bir son Savaşçı!
ne boynunda künyesi,
ne göğsünde madalyalar!
Çalınmış hayatların,
canlı bir tanığı!
Korkunç tufanların,
son kurtulanıdır bizim “Keko”
vede vakitsiz gidenlerin
sırdaşı!
Bir hayal avcısıdır o!
ensesinde ölümün soluğu,
yanıbaşında uçurumlar…
Yapılmamış mahkemelerin
hem sanığı!
hem tanığıdır!
Artık yok,
içinde coştuğu halaylar,
vede koynunda yattığı
dost dağlar…
Yakılmamış türkülerin
Ozanıdır bizim “Keko”
yarım kalmış aşkların,
hep kaybedeni!
Siyasi kavgaların yorgunu…
sırtında dost hançeri,
elinde kızıl güller!
tüketmiş tüm cephanesini bizim “Keko”
tek silahı kalmış:
Kalemi!
tek mirası:
hatıraları!
|
HALİL ALP
03.09.05,
Herne-Almanya
|