Merhaba…
(…) Son günlerde muhalif
basında yer alan-muhalif basına yansıyan “zorla sevk” saldırısı oldu
bulunduğumuz hapishanede. 30 Temmuz Cumartesi günü, üç kişinin bile zorlukla
yaşayabildiği hücrelere 15-20 kişi girerek sabahın köründe (05.45)
arkadaşlarımızı zorla götürdüler. 1 Haziran’da yürürlüğe giren TCK, CİM, CMK ile
“zorla sevk”ler meşru bir yaratılarak fiilen uygulanmaya başlandı. TMY ile
varolan gayrimeşru insanlık dışı yasalarına bir yenisini daha eklemek
isteyenler, bizleri teslim almak yönünde ellerinden gelen gayret-çabayı
gösteriyor. Ama nafile, hiç bir şey özgürlük, sosyalizm mücadelesi yolundaki
bizleri geriye döndüremeyecek. (…) Sonlarken tüm Güney emekçilerini sevgiyle
kucaklayıp öpüyorum. Çalışmalarınızda kolaylık ve başarı diliyorum.
Kendinize/birbirinize çok iyi bakın. Gülümsemeyi ihmal etmeyin! Hasretle…
Özgür Kabadayı, 1 No’lu F Tipi
Hapishanesi, Tekirdağ
Merhaba Güney…
F tipinden yazıyorum. Yaklaşık
üç yıldır TKP/ML davasından tutsağım. Güney’i düzenli olarak okumaya
çalışıyorum. Üç ayda bir çıktığı için bu pek de zor olmuyor. Önceki sayıya
göndermeyi düşünmüştüm ama içime sinen bir şiir yazamadığımdan gönderememiştim.
Şimdi gönderiyorum. Belki de “göndermemekte haklıymışsın” derseniz okuyunca :)
CİK işlemeye başladığından beri mektup vb. cezalar veriliyor, bundan dolayı
fırsat varken yazıyorum.
Güney’in son sayısında bir şair
“şiirlere notlar” üzerine eleştirilerde bulunmuş. Aslında haklı olduğunu
düşünüyorum. Daha önce neden düşünemedim sorusunu ise, Güney’de yeralanlara
tahlilci yaklaşımda bulunmak diye cevaplıyorum. Bu yalnız Güney için geçerli
değil; yani daha inceleyici olmak gerekli. Zaten okuduklarımız da bize bunu
öğretiyor. Müsadenizle “Sinema Notları” kısmı üzerine birşeyler söylemek
istiyorum. Genelde yer verilenlerin çoğunluğu yabancı yapımlar. Bu filmler
nitelikli filmler olmuş olsaydı (yani özellikle bu nedenle yer alsalar) üzerinde
bu yönlü durmazdım sanırım. Demek istediğim neden yerli yapımlara daha az yer
veriliyor veya yabancı filmler neden daha çok ele alınıyor?
Çalışmalarınızda başarılar
diliyorum. Selam ve sevgilerimle… Hoşçakalın.
Caner Uluç
Merhaba değerli Güney
dergisi çalışanları;
Sevgili dostlar; uzun bir
zamandır kültür, sanat, edebiyat alanında güzelden yana ilkeli, kötüye karşı bir
yayın geleneğiniz olduğunu biliyorum. Değişik dönemlerde derginizin bazı
sayılarını okuma fırsatım olmuştu. Derginizi düzenli okuyamamam ve düzenli
takipçisi olamamam tamamen içinde bulunduğum koşullardan kaynaklıdır. Dostlar;
ben yaklaşık bir yıldır siyasi tutsağım. Derginiz Güney’i sizlere yük olmamak
için farklı şekillerde temin etmeye çalıştım. Yalnız bu çabalarımda tatmin edici
sonuçlar elde edemedim. Bu bir yıl içinde 2004 yılına ait iki sayıya
ulaşabildim. 2005 sayıları daha elime geçmedi. Güney dergisinin düzenli
okuyucusu, takipçisi olmak; belki de ileride katkı sunucusu olmak isterim. (…)
Güney dergisi okuyucularına ve çalışanlarına selamlar… Yüzünüzde gülümseme,
yüreğinizde sevgi eksik olmasın. Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle esen kalın…
Cenan Genç, 2 No’lu F Tipi
Hapishane, Sincan-Ankara 0
Sevgili Güney…
Derginizin yeni sayısı elime
ulaştı. “Kolektif bir çabanın ürünü olan asıl sanat dergisi işte budur!” diyerek
okuyorum derginizi ve her sayınızı büyük bir beğeniyle takip ediyorum. Lise son
sınıf öğrencisiyim. Okumayı, tartışmayı ve düşünmeyi seviyorum. Sizi bunun için
rahatsız ettim, bir sorum olacak… Ben aslında biraz hazırlıksız yakalandım;
derginizin özellikle temmuz sayısına (Sivas’ta katledilen yürekdaşlarımızı anmak
için) özel bir yazı gönderecektim, fakat hiç hesapta olmayan talihsizliklerden
dolayı biraz geciktim. Derginiz üç aylık uzun bir süreyi kapsadığı için bir
sonraki sayıya göndersem geç kalmış sayılır mıyım acaba? Yani ben kendi nezdimde
konuşayım; unutmadım… Çünkü unutmak kalleşliktir!!!
Saygılar efendim :) Yayın
hayatınızda başarılar…
Yollara gölge bırakan kız…
Demet
Merhaba Güney Dergisi
Çalışanları…
Bu mektubu Almanya’nın
güneyinden, güneşli ve sıcak bir gününde yazıyorum. 1986’dan beri Almanya’da
yaşıyorum. İç mimarlık bölümünde okuyan bir öğrenciyim. 1978 Malatya doğumluyum.
Güney Dergisi ile tanışmam bir
arkadaş vasıtasıyla oldu. Bizler yaşadığımız bu küçük şehirde (Saarbrücken)
Nâzım Hikmet’i ölümünün 42. yıldönümünde anmak için bir gün tertipledik. Güney
Dergisinin Nâzım Hikmet üzerine değerlendirmeleri olan sayısını, faydalanabilmem
için bu arkadaş bana verdi. Bölgemizde ilk kez böyle bir etkinlik olmasına
rağmen oldukça başarılı idi. Anma etkinliği Nâzım’ın yaşam ve mücadelesinin
anlatımın yanısıra dia eşliğinde yer yer şiirlerv e türkülerle konuklara
sunuldu. Yaptığımız bu etkinlik katılımcılar tarafından oldukça beğenildi.
Ben Güney Dergisinin gerek
seçtiği konular, gerek güncel konuları işleyiş tarzı dolayısıyla iyi bir eğitmen
olduğu kanısındayım. Sanatın bir çok dalına yer veriyor, aynı zamanda sanatın
yapıcı eleştirisini de hakkınca yapıyor Güney. Kısaca kendisini özleten; ve
varolan kalıplaşmış düşünceler dışında alternatif fikirler sunan sizlere
ayrdılığın üç aydan bir aya düşmesi ümidi ile başarılar diliyorum. (…)
Akdeniz İrfan
İlyas Emir ve A. Kadir
Konuk’a…
Merhaba…
Kısa bir süre önce elime geçen
Güney dergisinin kapağını zevkle açıp okumak için heveslenirken gözüme dergiye
açılan dava takılıverdi. Hiç yabancı olmadığımız için içeriğine bakayım dedim.
Açıkçası A. Kadir Konuk’un açıklama yazısını okuduktan sonra davayı açanlara
güldüm.
21. yüzyılda böylesi şeylerin
olması gerçekten üzücü. İnsanların kendi fikirlerini özgürce söylediği, yazdığı
bir ülke mi güzel; yoksa yasaklarla dolu, insan fikrinin önünü alan, kalemini
beyaz sayfadan mahrum bırakmak mı? Bunlar sorulabilir elbet. Davayı açanların
temel anlayış ve idrakleri nelerdir, gerçekten merak ediyorum. Bir çok yazıyı,
şiiri, öyküyü insanlarla paylaşan bir dergiye bunun yapılması haksızlıktan başka
birşey değildir. Bazen insanın kafasında derginin isminden dolayı böyle birşey
olabilir mi soruları da geçmiyor değil.
Bir Güney dergisi okuyucusu
olarak tüm yapılanlara rağmen manen yanınızda olup destek verdiğimi bilmenizi
isterim. Cezaevinde ancak yapılanlara inat yazılarınızı sürekli takip etme
olacaktır. Bütün çalışmalarınızda bu davanın da üstesinden geleceğinize
inanıyor, saygılarımı sunuyorum.
Hasan Yıldız, E Tipi Kapalı C.
Evi, Adıyaman