sizlerden güney’e (sayı 34)

 

Merhaba…

(…) Son günlerde muhalif basında yer alan-muhalif basına yansıyan “zorla sevk” saldırısı oldu bulunduğumuz hapishanede. 30 Temmuz Cumartesi günü, üç kişinin bile zorlukla yaşayabildiği hücrelere 15-20 kişi girerek sabahın köründe (05.45) arkadaşlarımızı zorla götürdüler. 1 Haziran’da yürürlüğe giren TCK, CİM, CMK ile “zorla sevk”ler meşru bir yaratılarak fiilen uygulanmaya başlandı. TMY ile varolan gayrimeşru insanlık dışı yasalarına bir yenisini daha eklemek isteyenler, bizleri teslim almak yönünde ellerinden gelen gayret-çabayı gösteriyor. Ama nafile, hiç bir şey özgürlük, sosyalizm mücadelesi yolundaki bizleri geriye döndüremeyecek. (…) Sonlarken tüm Güney emekçilerini sevgiyle kucaklayıp öpüyorum. Çalışmalarınızda kolaylık ve başarı diliyorum. Kendinize/birbirinize çok iyi bakın. Gülümsemeyi ihmal etmeyin! Hasretle…

Özgür Kabadayı, 1 No’lu F Tipi Hapishanesi, Tekirdağ 

 

 

Merhaba Güney…

F tipinden yazıyorum. Yaklaşık üç yıldır TKP/ML davasından tutsağım. Güney’i düzenli olarak okumaya çalışıyorum. Üç ayda bir çıktığı için bu pek de zor olmuyor. Önceki sayıya göndermeyi düşünmüştüm ama içime sinen bir şiir yazamadığımdan gönderememiştim. Şimdi gönderiyorum. Belki de “göndermemekte haklıymışsın” derseniz okuyunca :) CİK işlemeye başladığından beri mektup vb. cezalar veriliyor, bundan dolayı fırsat varken yazıyorum.

Güney’in son sayısında bir şair “şiirlere notlar” üzerine eleştirilerde bulunmuş. Aslında haklı olduğunu düşünüyorum. Daha önce neden düşünemedim sorusunu ise, Güney’de yeralanlara tahlilci yaklaşımda bulunmak diye cevaplıyorum. Bu yalnız Güney için geçerli değil; yani daha inceleyici olmak gerekli. Zaten okuduklarımız da bize bunu öğretiyor. Müsadenizle “Sinema Notları” kısmı üzerine birşeyler söylemek istiyorum. Genelde yer verilenlerin çoğunluğu yabancı yapımlar. Bu filmler nitelikli filmler olmuş olsaydı (yani özellikle bu nedenle yer alsalar) üzerinde bu yönlü durmazdım sanırım. Demek istediğim neden yerli yapımlara daha az yer veriliyor veya yabancı filmler neden daha çok ele alınıyor?

Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Selam ve sevgilerimle… Hoşçakalın.

Caner Uluç

 

Merhaba değerli Güney dergisi çalışanları;       

Sevgili dostlar; uzun bir zamandır kültür, sanat, edebiyat alanında güzelden yana ilkeli, kötüye karşı bir yayın geleneğiniz olduğunu biliyorum. Değişik dönemlerde derginizin bazı sayılarını okuma fırsatım olmuştu. Derginizi düzenli okuyamamam ve düzenli takipçisi olamamam tamamen içinde bulunduğum koşullardan kaynaklıdır. Dostlar; ben yaklaşık bir yıldır siyasi tutsağım. Derginiz Güney’i sizlere yük olmamak için farklı şekillerde temin etmeye çalıştım. Yalnız bu çabalarımda tatmin edici sonuçlar elde edemedim. Bu bir yıl içinde 2004 yılına ait iki sayıya ulaşabildim. 2005 sayıları daha elime geçmedi. Güney dergisinin düzenli okuyucusu, takipçisi olmak; belki de ileride katkı sunucusu olmak isterim. (…) Güney dergisi okuyucularına ve çalışanlarına selamlar… Yüzünüzde gülümseme, yüreğinizde sevgi eksik olmasın. Güzel yarınlarda buluşmak dileğiyle esen kalın…

Cenan Genç, 2 No’lu F Tipi Hapishane, Sincan-Ankara 0

 

 

Sevgili Güney…

Derginizin yeni sayısı elime ulaştı. “Kolektif bir çabanın ürünü olan asıl sanat dergisi işte budur!” diyerek okuyorum derginizi ve her sayınızı büyük bir beğeniyle takip ediyorum. Lise son sınıf öğrencisiyim. Okumayı, tartışmayı ve düşünmeyi seviyorum. Sizi bunun için rahatsız ettim, bir sorum olacak… Ben aslında biraz hazırlıksız yakalandım; derginizin özellikle temmuz sayısına (Sivas’ta katledilen yürekdaşlarımızı anmak için) özel bir yazı gönderecektim, fakat hiç hesapta olmayan talihsizliklerden dolayı biraz geciktim. Derginiz üç aylık uzun bir süreyi kapsadığı için bir sonraki sayıya göndersem geç kalmış sayılır mıyım acaba? Yani ben kendi nezdimde konuşayım; unutmadım… Çünkü unutmak kalleşliktir!!!

Saygılar efendim :) Yayın hayatınızda başarılar…

Yollara gölge bırakan kız…

Demet

 

 

Merhaba Güney Dergisi Çalışanları…             

Bu mektubu Almanya’nın güneyinden, güneşli ve sıcak bir gününde yazıyorum. 1986’dan beri Almanya’da yaşıyorum. İç mimarlık bölümünde okuyan bir öğrenciyim. 1978 Malatya doğumluyum.

Güney Dergisi ile tanışmam bir arkadaş vasıtasıyla oldu. Bizler yaşadığımız bu küçük şehirde (Saarbrücken) Nâzım Hikmet’i ölümünün 42. yıldönümünde anmak için bir gün tertipledik. Güney Dergisinin Nâzım Hikmet üzerine değerlendirmeleri olan sayısını, faydalanabilmem için bu arkadaş bana verdi. Bölgemizde ilk kez böyle bir etkinlik olmasına rağmen oldukça başarılı idi. Anma etkinliği Nâzım’ın yaşam ve mücadelesinin anlatımın yanısıra dia eşliğinde yer yer şiirlerv e türkülerle konuklara sunuldu. Yaptığımız bu etkinlik katılımcılar tarafından oldukça beğenildi.

Ben Güney Dergisinin gerek seçtiği konular, gerek güncel konuları işleyiş tarzı dolayısıyla iyi bir eğitmen olduğu kanısındayım. Sanatın bir çok dalına yer veriyor, aynı zamanda sanatın yapıcı eleştirisini de hakkınca yapıyor Güney. Kısaca kendisini özleten; ve varolan kalıplaşmış düşünceler dışında alternatif fikirler sunan sizlere ayrdılığın üç aydan bir aya düşmesi ümidi ile başarılar diliyorum. (…)

Akdeniz İrfan

 

 

İlyas Emir ve A. Kadir Konuk’a…                             

Merhaba…

Kısa bir süre önce elime geçen Güney dergisinin kapağını zevkle açıp okumak için heveslenirken gözüme dergiye açılan dava takılıverdi. Hiç yabancı olmadığımız için içeriğine bakayım dedim. Açıkçası A. Kadir Konuk’un açıklama yazısını okuduktan sonra davayı açanlara güldüm.

21. yüzyılda böylesi şeylerin olması gerçekten üzücü. İnsanların kendi fikirlerini özgürce söylediği, yazdığı bir ülke mi güzel; yoksa yasaklarla dolu, insan fikrinin önünü alan, kalemini beyaz sayfadan mahrum bırakmak mı? Bunlar sorulabilir elbet. Davayı açanların temel anlayış ve idrakleri nelerdir, gerçekten merak ediyorum. Bir çok yazıyı, şiiri, öyküyü insanlarla paylaşan bir dergiye bunun yapılması haksızlıktan başka birşey değildir. Bazen insanın kafasında derginin isminden dolayı böyle birşey olabilir mi soruları da geçmiyor değil.

Bir Güney dergisi okuyucusu olarak tüm yapılanlara rağmen manen yanınızda olup destek verdiğimi bilmenizi isterim. Cezaevinde ancak yapılanlara inat yazılarınızı sürekli takip etme olacaktır. Bütün çalışmalarınızda bu davanın da üstesinden geleceğinize inanıyor, saygılarımı sunuyorum.

Hasan Yıldız, E Tipi Kapalı C. Evi, Adıyaman