merhaba 
(sayı 32)

Baharı yeni sayımızla karşılıyoruz.

Yine özenle, yine dolu dolu bir dergi hazırlamaya çalıştık…

Bu sayımızın kapak konusu olarak 100. yıldönümünde relativite kuramını ortaya atan Albert Einstein’a ayırdık. Bilindiği üzere bu yıl “Einstein Yılı” ilan edildi. Arkadaşımız Gülfer Uğur Einstein’ın yaşamında öne çıkan noktaları, dönemin koşullarıyla bağıntı içinde ele alıp değerlendiriyor.

İlgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

•••

Bu sayımızda özel dosya hazırlamadık. Gündemdeki bir dizi soruna tavır takınalım istedik. Bu aynı zamanda sizlerden gelen ürünlere daha fazla yer vermemizi sağlıyor. Bu sayımızda da gerek şiir ve öykülerinize, gerekse gündeme ilişkin yazılarınıza daha fazla yer vermeye çalıştık.

Farkedilecektir sanırız…

•••

Bu sayımızda yine cezaevlerinden gönderilen mektuplara özel sayfalar hazırladık. “En çok sesi duyurulması gerekenlerin”, hapishanelerdekilerin sesini duyurma konusunda duyarlılığımız sürüyor.

Dileğimiz okurlarımızın da F tipi cezaevlerinde devrimci tutsakların tecrit edilmelerine karşı seslerini yükseltmeleri… Tecride karşı, toplumun hücreleştirilmesine karşı seslerini yükseltmeleri…

•••

Berlinale’ye ilişkin notları arkadaşımız Anuş Pazarcıyan kaleme aldı. Anuş Pazarcıyan arkadaşımız Berlinale dışında “Sinema Notları”nı da sizler için yazdı. Eğer sinemaya ilgi duyuyorsanız, son dönemin öne çıkan kimi filmleri hakkında arkadaşımızın yaptığı değerlendirmeleri ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

•••

Sizleri daha fazla sıkmadan dergimizin yazıları ile başbaşa bırakıyoruz. Ancak son ve her zamanki talebimizi bir kez daha yineliyoruz:

Güney sizin derginizdir, sizin sesinizdir… Sesinizi sesimizin yanına koyun… Güney sizin kürsünüzdür… Güney’i ürünlerinizle destekleyin… Daha da önemlisi Güney’in aktif birer dağıtımcısı olun; Güney’i geniş kesimlere götürün, arkadaşlarınıza önerin, abone kazanın…

Unutmayın; dergimizin yaşaması gösterilecek bu çabaya bağlı…

Gelecek sayıda buluşmak üzere…

Sağlıcakla kalın…


Gelecek sayıda buluşmak üzere…
Hoşça kalın!