21 Mart Dünya Şiir
Günü… 21 Mart’ın Dünya Şiir Günü ilan edilmesinin elbette bir öyküsü var. Bu
sayımızda Sayın Gülseli İnal ile yaptığımız söyleşiyi yayınlıyoruz. Bu söyleşide
Dünya Şiir Günü’nün öyküsünü bu düşünceyi ilk ileri sürenden dinliyoruz…
GÜLSELİ İNAL:
“Amacımız deformasyona son verilmesiydi.”
GÜNEY:
Dünya Şiir Günü’nün ilan
edilmesinin fikrini Tarık Günersel ile birlikte ilk olarak ileri sürenlerden
birisiniz. Dünya Şiir Günü fikri ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?
GÜLSELİ İNAL:
I996’da Tarık Günersel ile
birlikte ŞİİR UZAYI LABORATUARINI kurduk. Bu bağlamda birçok edebiyat
etkinliği gerçekleştirecektik. Aynı yıl dünyada kutlanan özel günleri düşünerek
bir DÜNYA ŞİİR GÜNÜ ilan etmeyi uygun bulmuştuk. Böyle bir gün kuşkusuz ki
uluslararası olmalıydı. Tarık’la ikimiz en uygun tarihin 21 NİSAN olduğuna karar
vererek bunu çevremize ilan edecektik. Yakın çevremize, şairlere ve dostlarımıza
bildirerek çalışmalarımızı hızlandırmıştık. Böylece her yıl 2I Nisan günü küçük
bir grupla değişik yerlerde kutlamalar yapmaya başladık. Ve yabancı ülkelerden
de bazı yazar derneklerine e-mailler atarak bu günü duyurmuştuk. Bizim
yaptığımız kutlamalarda en az altı yedi dilde şiirler okunuyor, bildiriler
sunuluyordu. Kısa sürede böyle bir kutlama şairlerin ilgi duyduğu bir etkinlik
haline gelmişti. Bunun ardından I997’de Dünya Şiir Günü’nü Türk Pen’ine bir
dilekçeyle sunmayı düşündük ve bunu uyguladık. Türk Pen başkanı ve yetkililer
öneriyi çok beğenerek bünyelerine kabul ettiler. Bu aşamadan sonra Uluslararası
Pen Derneği’ne bu öneriyi taşıma hazırlıkları başladı. Sonuçta benim o
tarihlerde önemli bir uğraşım olduğu için Uluslararası Pen genel toplantısına
Tarık katılmaya karar verdi. Bu toplantı I998’de Edinburg’da düzenleniyordu.
I998 Haziran’ında Tarık Günersel Uluslararası Pen toplantısında DÜNYA ŞİİR
GÜNÜNÜ orada bulunan üyelere hitaben bir konuşma yaparak savundu ve bunun
ardından şiir günü genel kurulda oy birliğiyle kabul edildi. I998’de Pen
Yazarlar Birliği ve Yapı Kredi Sanat Kurumu’nun sponsorluğunda Atatürk Kültür
Merkezi’nde 2I Nisan günü büyük bir kutlama gerçekleşti. Bu toplantının
organizasyonunu Tarık ile ben üstlenmiştik. O gün beklenenin çok üstünde bir
izleyici grubu AKM’ye akın etmişti. Bu ilgi bizim açımızdan olağanüstüydü. Salon
tıklım tıklım dolmuş şairler şiir okumak için kalabalığın arasından sahneye
çıkmakta bir hayli zorlanmışlardı. O günü hiç bir zaman unutmayacağım. Yapı
Kredi Yayıncılık da bu kutlama gününde orada okunan şiirleri küçük bir kitapta
toplayarak günü kataloge etmişti.
GÜNEY:
UNESCO’nun Dünya Şiir Günü ilan
etmesi nasıl gündeme geldi?
GÜLSELİ İNAL:
Bunun ardından UNESCO’nun
talebiyle gündeme alınan DÜNYA ŞİİR GÜNÜ UNESCO tarafından ilgiyle benimsenerek
kabul edildi ancak bir farkla ki; o da, günün tarihinde küçük bir değişiklik
yapılarak 2I Mart’a bir ay geriye alınmıştı. Daha sonra UNESCO bütün dünyaya
şiir gününü ilan edecekti.
GÜNEY:
Önerinizin kabul edilmesi, Türkiye
ve Türkiye dışında nasıl karşılandı? Siz GÜNEY’in 27 Mart’taki Dünya Şiir Günü
etkinliğinde panelistlerden birisiniz, tüm bunlar sizde ne gibi bir duygu
uyandırdı?
GÜLSELİ İNAL:
Buraya dek anlattıklarım
işin gerçek boyutu. Ancak Dünya Şiir Günü’nü ilan etmemizin baş nedenlerinden
biri şiiri yaygınlaştırmak, sevdirmek, popüler tavır altında ezilmeye çalışılan
yüksek değerlere sahip çıkarak toplumun gündemine taşımak, şiirin yaygınca
okunmasını sağlamak gibi hedeflerdir. Amacımız yitip gitmekte olan yüksek
değerlerin korunması ve yüksek dile sahip çıkarak deformasyona son verilmesiydi.
Şimdi günümüzde bütün dünyada şiir günü kutlanıyor, şiirler okunuyor ve şiir
için toplantılar düzenleniyor. Bu beni çok heyecanlandırıyor, çünkü şimdilik
ülkemizde ve dünyada çapı küçük de olsa o gün herkes şiirle haşır neşir oluyor.
Şiir dilini duyuyor, imgenin gücünü duyumsuyor ve imgenin gücünü hissediyor.
Artık şiirsel imge yavaş yavaş popülerleşmenin açtığı uçurumların üzerinden
vakarla süzülerek uçuyor. Bu da beni hedefe biraz daha yaklaştırıyor.