GÜNEY: Vardiya ne zaman kuruldu ve şimdiye kadar
kaç albümü çıktı?
GRUP VARDİYA: Vardiya Müzik Grubu 1995 yılında
Ankara‘da kuruldu. 1997 yılından bu yana da BEKSAV'da (Bilim Eğitim
Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı) çalışmalarını sürdürüyor.
Bugüne kadar üç albüm çıkardık. 1997 yılında çıkardığımız ilk albümümüz
“Buluşma” (“Çiçek Sağıyordu Gökyüzünden”) ismini taşıyor. Bu albümdeki
eserlerin söz ve müzikleri ağırlıklı olarak bize ait. İçerisinde
gözaltında kaybedilen devrimcilerden, kendi topraklarından zorla göç
ettirilen insanlara kadar, hapishanelerde yalnızlığı tutuşturan
tutsaklardan “Ey benim yoksul toprağım bir gün göğsünde çiçekler açacak
mutlak” diyen işçilere kadar bir çok insanın umut dolu sesi var. İkinci
albümümüz savaş karşıtı single çalışması olan “Hedefte İnsanlık War”
adını taşıyor. ABD‘nin Irak‘ı işgal ettiği dönemde kirli savaşa karşı
olduğumuzu bir kez daha haykırmak için bu çalışmayı yaptık.
Antiemperyalist mücadeleye böyle bir araçla da katkı sunmak istedik. Son
albümümüz ise “Ellerinde Pankartlar” ismini taşıyor. Bütün baskılara,
katliamlara ve haksızlıklara rağmen insanlar gelecek güzel günlere
inancını yitirmiyor. İnsanlığın vicdanı temsil edenler, “Ellerinde
Pankartlarla” umudu ve inancı örüyorlar.
GÜNEY: Vardiya diğer devrimci müzik gruplarından,
müzik ve içerik olarak hangi bakımlardan farklı olarak tanımlanabilir?
Ayırdedici bir özellik olarak öne çıkan nedir?
GRUP VARDİYA: Devrimci müzik gruplarının temel
hedefi, sistemin yozlaştırmaya çalıştığı değerleri korumak ve bunlara
sahip çıkmak, haksızlıkların karşısında durmak ve sömürünün olmadığı bir
toplumsal düzene olan özlemi kendi sanatı aracılığıyla gerçekliğe
dönüştürebilmektir. Biz de bütün devrimci müzik grupları gibi bunu
hedefliyoruz. Bu mücadeleye tek tek bütün insanların kokusu, duygusu
siner. Bizi diğer devrimci müzik gruplarından ayıran da esasında bu
kokudur, duygudur, tınıdır ve renktir.
GÜNEY: Vardiya‘nın müzikte zenginlik/değişiklik
olarak tanımlanabilecek, hedef olarak önüne koyduğu bir tarzı, sıradışı
bir çalışması var mı, olacak mı?
GRUP VARDİYA: Vardiya Müzik Grubu bugüne kadar
içerik olarak, ezilen ve geleceği temsil eden insanlığın sesi olan,
biçim olaraksa daima yeniyi hedefleyen üretimler gerçekleştirmeye
çalıştı. Ama bu bir süreç meselesi. Tıpkı bilgi gibi müzik de bir
okyanus. Biz ileriyi temsil eden hiçbir müzik tarzına karşı değiliz. Ama
bir çok müzik formu yozlaştırılmaya, içeriksizleştirilmeye çalışılıyor.
Buna dikkat etmek gerekiyor. Biz geleneğimizin bütün ileri değerlerinden
öğrenip müziğimize böyle şekil vermek istiyoruz. Deneysel çalışmalar
yapıyoruz. Son kasetimizde bunun örnekleri var. Örneğin „Onbeşler İçin“
isimli sözleri Nazım Hikmet‘e, müziği Tahsin İncirci‘ye ait olan bir
marşta genellikle Karadeniz türküleriyle özdeşleşen tulumu kullandık.
Örnekler çoğaltılabilir.
GÜNEY: Devrimci-demokrat müzik gruplarının ve
müzisyenlerin birçoğu toplumsal içerikli müziği, örneğin sol-devrimci
gecelerde, geçim aracından öteye ticarî gelir elde etmeyi amaçlayan araç
haline getirdiklerini görüyoruz. Ancak belirledikleri ve hiç de az
olmayan fiyatlar ödendiğinde çıkmayı şart koşuyorlar. Yapılan geceler
neredeyse salt onların ücretlerini karşılamak üzerine kurulu
“konser”lere bürünmektedir. Böyle olmasının sebebi nedir ve bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?
GRUP VARDİYA: Hayatın her alanında olduğu gibi
kültür sanat alanında da “tüketim” ve “kâr” mantığı egemen hale
getirilmek isteniyor. Bu durum kaçınılmaz olarak müzik alanında da
etkisini gösteriyor. Toplumsal siyasal içeriği öne çıkan etkinliklerde
çok yüksek ücretler talep edilmesi, hele de bunun etkinliğe katılmanın
koşulu haline getirilmesi ancak yukarıda bahsettiğimiz anlayışa teslim
olmakla açıklanabilir. Devrimci müzik grupları böyle davranmaz,
davranmamalı. Bunu yapanlar daha çok halkın devrimci değerlerini
kullanmak isteyenlerdir. Devrimci müzik grupları bu insanların devrimci
değerleri kirletmesine karşı bir barikat olmalı, sahte duygularla halkı
kandıranların gercek yüzünü açığa çıkarmalıdır.
GÜNEY: Sizler, Yılmaz Güney‘in 20. ölüm yıldönümü
dolayısıyla GÜNEY Dergisi‘nin bu yıl Ekim ayında yaptığı dört geceye de
katıldınız. Bu gecelerde edindiğiniz izlenimler nelerdi?
GRUP VARDİYA: Devrimci romantizmin ve siper
yoldaşlığının yoğun yaşandığı etkinlikler oldu. Devrimci dayanışmanın
güçlendirilmesi, ilerletilmesine mütevazi katkılar sundu. Yılmaz Güney
Kültür Merkezin‘de çalışan genç müzisyenlerin, tiyatrocuların,
sanatçıların heyecanı etkinliklere rengini vermişti. Emeğinize sağlık.
GÜNEY: Biz de dayanışmanızdan ve bu söyleşiden
dolayı bir kez daha teşekkür eder, müzik çalışmalarınızda başarılar
dileriz.