VEYSEL OTUNÇ
eylülde
ormandan ormana
yamaçtan vadiye
kanat çırpan
kaçak bir kuştu elvan
dağlara kurşun
düşmemişti henüz
kırlar elvan elvandı
elvan’ın saçları
güneş kokardı
eylüldü
köyler tedirgindi
dağlardan indiğinde
gölgeler
evlerde karartma başlardı
varto
uykuda bir dağdı
dağı uyandıran rüzgardı
bölük bölük çekildi
o kitaplı çocuklar
varto’dan
onların arkasında
yürüyordu elvan
nazlı bir filizdi
kocaman hayal
öfkeli ırmaklardan geçti
dumanlı köylerden
izini süremedi düşman
eylül
fırtınalı bir iklimdi
tipiydi borandı
varto’nun dağları
inadına elvan’dı
elvan’ın gözleri ela
saçları kumraldı
sevdalandı işçi karıncaya
tırnaklarıyla kazıdı
o uzun yolu
yoldaşları geçti
amansız pusudan
nöbetteydi tepedeki asi yıldız
soylu bir direnmeyle
gitti öncüler
toprak telâşlı
bulutlar gebe
mevziden mevziye koşuyor
elvan
kadınlar çocuklar
kanayan ayakları
yorgun elleriyle
çakıl taşları gibi çoğalarak
yemyeşil bayırlarda
kişneyen atların sesinde
buldular elvan’ı
barikatın arkasında
ışıldıyordu yüzü
pırıl pırıldı gökyüzü
gülümseyerek baktı halkına
yeni başlayan bir isyanın
ayak sesleriydi varto’da
kolkola girdi
devrim ve aşk
elvan ve şair
yürüdüler
yeni başlıyor destan
Mart 04 İzmit-İstanbul