merhaba (sayı 28)

Hemen bir müjde: Bilindiği gibi bugüne dek internette bir sayfamız yoktu… Bu eksikliğimizi giderdik ve artık Güney’in de “nurtopu gibi” bir sayfası oldu!  Sayfamızın adresi şöyle: http://www.guneydergisi.com

Yine buna bağlı olarak e-mail adresimiz de değişti. Yeni elektronik posta adresimiz ise şöyle: mail@guneydergisi.com

Artık bundan böyle okurlarımız dergimizi internet üzerinden de izleyebilir, ürünlerini, eleştiri ve önerilerini elektronik posta adresimiz üzerinden gönderebilirler. İnternet sayfamıza ziyaretinizi bekliyoruz… Elbette her zaman olduğu gibi ürün, eleştiri ve önerilerinizi de!

•••

Konu çeşitliliği ve içerik açısından oldukça doyurucu bir dergiyle daha karşınızdayız. Bu sayımızda kapağa da çıkardığımız temel konu popüler kültür… Konuya ilişkin olarak Gülfer Uğur arkadaşımız “Eğleniyoruz ölesiye!” başlıklı yazısıyla sizlerle. Bu bloktaki bir diğer yazı ise Temel Demirer arkadaşımızın “Pop s(a)tar mı?” başlıklı yazısı… İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

•••

Bu sayımızda Hindistan’ın Mumbai (Bombay) kentinde yapılan Dünya Sosyal Forumu ve Mumbai Direnişi toplantıları ile ilgili bir blokumuz daha var. Bloku toplantıları izleyen C. Beritan arkadaşımız hazırladı.

Dolu dolu bir sinema blokumuz da var bu sayıda: Arkadaşımız Anuş Pazarcıyan, geçtiğimiz üç aylık süreçte izlediği kimi filmlere ilişkin notlarını okurlarımızla paylaşıyor. Bunun dışında Anuş Pazarcıyan 54.’sü yapılan Berlin Film Festivali’ni de izledi, gözlemlerini, kimi filmlere ilişkin değerlendirmelerini yazdı.

•••

Bu sayımızda yine sayfalarımız elverdiği ölçüde ürünlerinize yer vermeye çalıştık. Ancak sayfa sayımızı artırmamıza rağmen (ki normalde seksen sayfanın üzerine çıkmak istemememize rağmen bu sayımızı 104 sayfa hazırladık!) yayınlamayı düşündüğümüz kimi ürünlere yer veremedik. Bunları gelecek sayılarda yayınlanmak üzere “Yayınlanacaklar” dosyasında tutuyoruz. Bilinmesini istedik!

•••

İyi bir dergi hazırladığımızı düşünüyoruz… Okurlarımızdan aldığımız olumlu izlenimler de bizim bu değerlendirmemizi doğrular nitelikte. Ancak bu olumluluğu Güney’in yaygınlaştırılması konusunda gösterebildiğimizi söylemek hâlâ zor. Sınırlı bir çevreye ulaşabiliyoruz hâlâ… Bunu aşmamız gerekiyor. Ve bu konuda okurlarımıza da büyük görev düşüyor. Okurlarımızın aynı zamanda birer Güney dağıtımcısı olması, yeni aboneler kazanması talebimizi yineliyoruz. Umarız okurlarımız bu konuda duyarlılık gösterecek; dergimizin daha da yaygınlaşması konusunda yapabileceklerinin en fazlasını yapacaklardır.

Gelecek sayıda buluşmak üzere…

Hoşçakalın!