|
Sayfa 1 / 31 Kassel - Almanya (8 Haziran-15 Eylül’02)
Mozaikler – Bağlar – Kopukluklar – Flaşlar – Bilgiler – Diyaloglar – Düş kırıklıkları – İtkiler – Egemenlik – Öfke – Değişik yüzler – Taslaklar – Perspektifler / mi?

YER Almanya’nın bir taşra kenti: Kassel… Kassel adı bütün dünyada sanat çevrelerinde en çok bilinen Alman şehir adlarıdan biri. Çünkü Almanya’nın Kassel kentinde 1955’ten bu yana 4-5 yıl arayla dünyanın en önemli, en kapsamlı, en büyük modern sanat sergisi düzenleniyor: Documenta. Bu yıl 11. düzenlenen Documenta 1955’te yola çıkışından başlayarak bir çok ateşli ve çatışmalı tartışmanın, “sanat savaşlarının” konusu oldu. Documentalar sanatta kimi yeniliklerin kabul görmesinde belirleyici rol oynarken aynı zamanda birçoklarının da tepkisini çekti. 80’li yılların ortalarına kadar Kassel’in “terbiyeli”, “yüksek ahlâklı” sakinleri kimi Documenta sanatçılarının meydan okumalarına, provokasyonlarına, “ahlaksızlıklarına” karşı “sessiz çoğunluk” adına seslerini yükseltiyor, bu “ahlâksızlıklara” devlet desteğinin çekilmesini talep ediyorlardı. Fakat Documenta giderek dünyada Kassel’in de adını tanıtımın ve “Documenta turizmi” adlı gelir kapısının kaynağı oldu. “Yüksek ahlâkçılar” paranın kokusunu aldıklarında seslerini kestiler. Documenta 11’in paralı-biletli ziyaretçi sayısı 650 bin kişi oldu. Bu; bu yüzbinlerce insanın değişik bakış açılarıyla, değişik görüşlerle karşılaşması anlamına geliyor.
İLAN EDİLEN AMAÇ Documenta 11’in amacı, bu serginin düzenleyicisi/yöneticisi Nijeryalı sanatçı Okwui Enzewor tarafından şöyle belirleniyor: “Bugünkü sanat konusundaki fikir alışverişinde eleştirici tartışmaların ufkunu genişletmek.”
PROLOG Documentalar 5. Documenta’dan bu yana şöyle düzenleniyor: Bir Documenta bittikten sonra bir dahakinin hazırlıkları hemen başlıyor. Çeşitli dallardan sanatçılar yanyana gelerek bir dahaki Documenta’nın “sanatsal yönetmenliğini” yapacak, birinci dereceden sorumlusu olacak kişiyi belirliyorlar. Bu belirlenecek kişiler için aday olanlar zaten sınırlı. Bunlar Documenta için bir genel plana sahip olan sanatçılar veya müze yöneticileri. Belirlenen kişi, Documenta için önerdiği planı uygulamak için tüm özgürlüklere sahip oluyor. Kişi olarak tek sorumlu. Tabii o belirlenen kişi kendi takımını / timini kurma hakkına sahip. Documenta 11’in sanatsal yöneticiliği 1998 yılında Okwui Enzewor’a verildi. 1963 Nijerya doğumlu Okwui Enzewor New York’ta yaşıyor. 1997’de yapılan Johannesburg 2. Bienali’nin ve bir dizi serginin (örneğin New York Guggenheim müzesinde Afrika fotoğraf sanatı sergisi, 2001’de Berlin’de “Kısa yüzyıl” başlıklı Afrika sanatı üzerine sergi ) düzenleyicisi olarak dikkat çeken Enzewor’un “Documenta şefliğine” getirilmesi, Afrika, Asya ve Latin Amerikalı sanatçıların –ki bunlar bundan önceki Documentalarda hep ikinci planda kalmıştı– bu Documenta’da yoğun olarak yer alacağının işaretiydi. Enzewor bu Documenta’nın “batı” ağırlıklı olmaktan kurtulacağı beklentilerine önce “batı” kavramını kullanmayı reddederek; “ batı/batılı kavramının kullanılması bile tek başına batılı sayılmayanların aşağılanması anlamına geliyor.” (Enzewor) diyor; daha sonra “sanat”tan da sözetmeyerek tepki veriyordu. Enzewor’a göre büyük toplumsal sorunlardan bağımsız bir sanat olamazdı. O halde Documenta gibi “modern sanat” sergisi olmak iddiasında bir sergi, salt sanat eserlerinin sergilendiği bir platform olmamalı; bu platform sorunların uzmanlar ve sanatçılar tarafından tartışıldığı platformların sonucu ve zirvesi olmalıydı. Ve “sanat” bugünün temel sorunlarına değişik sanatçıların tepki/yorumu olarak göstermeliydi kendini. Bu temel yaklaşımla Documenta 11 Kassel’deki sergiyle değil, Kassel’deki sergiden 549 gün önce başlayan tartışma toplantılarıyla açıldı. Dört ayrı kıtada yapılan dört ayrı konferans Documenta 11’in ilk dört platformunu oluşturdu. PLATFORM 1 — Konu: Tamamlanmamış bir süreç olarak demokrasi. Bu platform Avrupa’da Viyana (Avusturya) ve Berlin’de (Almanya) toplandı. Platformda yürütülen tartışmalarda liberal demokrasinin –en demokratik ülkelerde bile– yitirilmiş olduğu belirlendi. Geri ülkelerden liberalizm talebinin gerçekte uluslararası büyük sermayenin hareketi için sınırsız özgürlük talebi olduğu belirlendi. PLATFORM 2 — Konu: Gerçekle ilgili deney ve deneyimler. Bu platform Asya kıtasında; Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde toplandı. Uluslararası hukuk sistemindeki gelişme ve değişimler ve Güney Afrika’da kurulan “Gerçeği Bulma Komisyonları”nın çalışmaları, bunun sonuçları üzerine tartışmalar yürütüldü. Uluslararası hukuk denen şeyin nalıncı keseri gibi hep zenginlerin lehine işlediği ve değiştirildiği tespit edildi. PLATFORM 3 — Konu: Kreollar ve Kreollaşma/kreollaştırma üzerine. (Kreollar, henüz uluslaşma sürecini tamamlamamış yerli halkın, bu sürecin çok başlarındayken sömürgecilikle karşı karşıya kalması, sömürgecilerin kültürünü reddetmesi, fakat kendi kültürünü de bütünüyle koruyamaması sonucu ortaya çıkan yeni –her iki kültürün de unsurlarını bardındıran karışık– bir kültüre, bu kültürün insanlarına verilen isim.) Bu platform Latin Amerika’da, Karibik adalarında, Santa Lucia kentinde toplandı. Bugün metropollerin varoşlarında ve çok uluslu devletlerin birçoğunda egemen kültürden ayrı bir ezilenler kültürünün, ve kendilerini bu kültür kimliği üzerinden tanımlayan insanlar olduğu belirlendi. PLATFORM 4 — Konu: “ Etrafı çevrilmiş” kentler. Bu platform Afrika kıtasında Lagos kentinde toplandı. Burada 4 Afrika kenti (Freetown, Johannesburg, Kinşasa, Lagos) somutunda bağımlı / geri ülkelerde çarpık kentleşme sorunları üzerine tartışıldı. Milyonlarca insanın yaşaması için altyapıya sahip olmayan şehirlerde yaşamın buna rağmen nasıl örgütlendiği sorunları ele alındı. Bu ilk dört platform gerçekte 18 aylık bir tartışma süreciydi. Documenta yapıcılarının çağırdığı bir dizi bilim insanı, araştırmacı, sivil toplum örgütü temsilcisi ve sanatçı yer yer kamuya açık toplantılarda verili konu çerçevesinde tartışmalar yürüttüler. Bu tartışmalar videoyla arşivlendi. Platformlarda yürütülen tartışmalar ve sonuçları kitap haline getirilerek yayınlanacak. Bunlar da Documenta 11’in ayrılmaz bir parçası, Documenta 11’in düşünsel alt yapısını oluşturan belgeler.
İSTEK Documenta 11 eleştirici, tüm dünyayı kapsayıcı, –ne batı, ne Avrupa ne de ABD merkezci olmayan– bir sergi olmak isteğinde. Sanatın her biçiminde (resim, video, hapening, enstalasyon, eylem, grafik, mimari, fotoğraf vs. ) ve bütün bilim dallarıyla da kesişme noktaları, âtıf, ve tartışma içinde yansıması /yansıtılması isteğinde. Documenta 11 sosyolojiden politikaya, ekonomiden, cinsiyet sorununa, göç araştırmasından gen teknolojisine vb. kadar çok geniş bir alanı kapsamı içine alıyor: “Afganistan’da ve başka alanlarda “terörist” unsurların silahlı güçlerine karşı süregiden savaş, Filistinlilerin işgal altındaki bölgelerde İsrail hegemonyasına karşı mücadelesi, globalizayson karşıtı grupların Cenova’da, Seattle’de, Montreal’de, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın bir çok kentinde polise karşı yürüttüğü sokak çatışmaları, Arjantin’de, Türkiye’de, Nijerya’da ve üçüncü dünyanın bir çok başka ülkesinde göstericilerin Dünya Bankası’nın ve Uluslararası Para Fonu’nun lanetli siyasetine karşı isyanlarını sokağa taşımaları… Bütün bu görüngüler karşısında şu görüş savunulabilir: Ground Zero (New York’ta 11 Eylül sonrasında Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin enkazı bölgesine verilen isim… Sıfır alanı, sıfır noktası / ÇN) küresel dönüşümün öze ilişkin ideolojik ayrılıklarını yeni baştan kavramlaştırmak için yola çıkan periferinin içinden geçerek merkeze geldiği boşluğu temsil etmektedir.” (Katalog, sayfa 48) Devasa bir proje yani… Peki ama kim için, ne üzerine, kiminle? Ve daha bir çok soru… Bu ve benzeri sorulara cevap aradık Documenta 11’de.
|