"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."

• Anasayfa • Dergi Arşivi • Konular • Linkler • Abonelik • Sitede Ara •   Ziyaretçi Defteri

 

 

"Orda bir kardeşim var!"

 

Çağrımızdır:

Yola çıkıyoruz… Yollara düşüyoruz… Elimizde büyümeyi bekleyen fidanlarla… Toprağa ulaşıp kök salmayı bekleyen adı, kardeş, adı barış, adı özgürlük, adı eşitlik olan fidanlarla…

Yola çıkıyoruz… Bir derdimiz var; adı düşmanlık, adı ırkçılık, adı linç, adı savaş olan…

Gidiyoruz derdimiz büyümesin diye… Gidiyoruz uzakta olanı yakın etmek için…

Tek ses, tek gerçek, tek doğru karanlığın sesi değil göstermek için…

Gel beraber gidelim, adınla büyüsün fidanın… Toprağa bir fidan da sen ekle büyüsün…

Linç histerisiyle yıkanırken beyinlerimiz ve yüreklerimiz, adımlarımızın bizi düşmanlığa, geleceksizliğe götürdüğünü düşünmedik çok. Aramızdan 19 yaşında katil olanlar da çıktı… Kanıyla bayrak yapanlar da… Irkçılığın sesine ortak oldukça, unuttuk düşünmeyi, sormayı, gerçeğin peşine düşmeyi… Neyi bize nasıl anlattılarsa ona inandık… İnandıkça karanlığın gerçeğine karanlıkta kaldık…

Gel bizimle gerçekleri gözlerinle görmeye, Dicle’nin uzaktaki yakın olduğuna tanıklık etmeye…

Üniversitelerde bilimin, özgürlüğün adını unuttuk… Vazgeçmedik, peşine düştük… Kendini komutan sanan rektörlerimizin askerleri olduk, hizaya geçtik, hizaya geçirdik… Elleri satırlılar “en iyi Kürt ölü Kürt’tür” diyerek ‘en iyi’yi yapma peşinde koşarken çoğumuz ölü taklidi yapmayı öğrendik… En kolay olanı seçtik… Çok olanın, egemen olanın söyledikleri gerçek, yaptıkları doğru oldu…

Gel birlikte hizadan çıkalım, kolay olanı değil, zor da olsa doğru olanın peşine düşelim…

Linçlerin, düşmanca sloganların, daha çok bomba daha çok silah diyen haykırışların, ölen insan sayısının hesabını tutan istatistiklerin dışında bir gerçek daha var… Bu gerçeği büyütmek, çoğaltmak için çıkıyoruz yola…  Kürt arkadaşlarımıza anlatmaya gidiyoruz…  Biz en iyi Kürt ölü Kürt’tür demeyenleriz, Kürt sorunu diye bir sorunun varlığını kabul edenleriz, Kürt halkının, gençlerinin taleplerini, isteklerini, özlemlerini duymak isteyenleriz, Kürt sorununda muhatabımız Kürt halkıdır diyenleriz… Irkçılıktan nefret edenleriz… Gidiyoruz bunları çoğalarak anlatmak için… Bunları diyenler olarak çok olmak için…

Gidiyoruz,  derdimiz var

Gidiyoruz, umudumuz var

Gidiyoruz, acılar son bulsun istiyoruz

Gidiyoruz, bize uzanmış barış elini tutmak için…

Dicle’yi kardeş üniversite ilan ediyoruz! Diyarbakır’ gidiyoruz!

 

28 Şubat Perşembe günü İstanbul, İzmir, Adana, Ankara’dan yola çıkıyoruz…

29 Şubat Cuma günü Diyarbakır’da olacağız…

Dicle Üniversitesi’nden arkadaşlarımızla buluşuyoruz ve kardeşlik fidanlığı oluşturuyoruz…

Aynı gün bir üniversiteliler forumu düzenliyoruz… Bazı aydınların da davetlimiz olacağı forumda Türk ve Kürt öğrenciler olarak buluşuyoruz…

Bir günün sonunda yanımızdaki tüm güzellikleri bırakarak, oradan aldığımız yeni güzellikleri yanımıza alarak dönüyoruz…

 

Dicle’yi kardeş üniversite ilan ediyoruz! Diyarbakır’ gidiyoruz!

Bu yolculuk kardeşlik yolculuğudur… Bu ses barışın ve kardeşliğin sesidir… Bu sesi duyanlar için yolculuk zamanıdır…
 

                  geovisite


mail@guneydergisi.com

GÜNEY Üç Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi
K Ü N Y E, Abone ve İlan Koşulları

Bu sayfa en son 08.02.2008 tarihinde güncellendi.

@