İnsan Hakları Derneği
İstanbul Şubesi
Bugün
1 Mayıs, tüm dünyada coşku ile kutlanan bu anlamlı gün Türkiye’de
emniyet güçlerini, mülki amirlerinin anlamsız anti demokratik yasakları
nedeniyle gergin geçmekte, kitleler devlet eliyle provoke edilmektedir.
İstanbul’da bu gün işçilerin birlik
mücadele ve dayanışma bayramı 1 Mayıs İşçi Bayramı, polisin aşırı
şiddeti sonucu gölgelenmiştir.
Kanunların kendilerine verdikleri
yetkileri, kötüye kullanarak, yolda yürüyen her şeye, herkese saldırı
emri veren emniyet güçleri, açık bir şekilde insan haklarını ihlale
etmiş ve tüm değişikliklere rağmen değişmeyeceğini bir kez daha
göstermiştir.
Uluslararası sözleşmelerle garanti
altına alınan barışçıl gösteri hakkı, İstanbul Valisi, Emniyet Müdürü ve
İlçe Emniyet Müdürü’nün insan haklarını hiçe sayan tutumu İstanbul
halkına yaşamı zehir etmiştir.
Güvenlik adı altında halkın ulaşım,
seyahat, çalışma ve her şeyden önemlisi can güvenliği hakkını çiğneyerek
demokratik bir sistemin, insan haklarına saygılı yöneticileri
olamayacaklarını bir kez daha ispatlamışlardır.
İstanbul’da Beyoğlu’na çıkan tüm
yollar kapatılmış, vapur seferleri iptal edilmiş, Boğaz köprülerinde
ulaşım tek şerite indirilerek İstanbullular adeta cezalandırılmıştır.
Hareket eden herkese gaz bombaları
atılması sonucu Beyoğlu sokaklarından geçmek imkansız hale getirilmiş,
gelişi güzel atılan gaz bombaları nedeniyle işyerlerinde müşteri olan
çok sayıda kişi etkilenmiş, esnaf kepenk kapatmak zorunda kalmıştır.
Demokratik gösteri hakkını kullanmak
üzere Taksim’de 1 Mayısı kutlamak isteyen başta aydınlar, sanatçılar,
sendikacılar, insan hakları savunucuları olmak üzere 1000’i aşkın kişi
gözaltına alınmış ve keyfi olarak hürriyetinden mahrum bırakılmıştır.
İstanbul dışından gelen 18 otobüs durdurulmuş, içerilerine camları
kırılmak suretiyle gaz bombası atılmış ve otobüstekiler gözaltına
alınmıştır.
İnsan Hakları Derneği İstanbul
Şubesi’nin sokağını kesen polisler yöneticilerimizi sözlü olarak tehdit
ve tacizde bulunmuşlardır. Sosyalist Demokrasi Partisi İl Örgütü
polislerce basılarak camları kırılmıştır. Bu tür baskılar Beyoğlu’ndaki
birçok kuruma yapılmıştır.
İstanbul’un değişik ilçelerinde de
polisin 1 Mayıs kutlamalarına müdahale etmesi sonucu çıkan çatışmaların
yer yer devam ettiği öğrenilmiştir.
Bu şiddet ve gerginliğin tek kaynağı,
İstanbul’un güvenliğinden sorumlu olan makamlardır. Demokratik hakkın
kullanımına daha demokratik bir yaklaşım sergilenseydi bu yaşananların
hiçbiri meydana gelmeyecekti.
Demokrasiyi hazmedemeyen, kendi
halkına karşı saldırgan, maaşlarını vergilerinden aldıkları vatandaşlara
düşman bir güvenlik kuvveti anlayışı toplumsal güvenliği korumaz, olsa
olsa tehdit eder.
İstanbul’daki şiddetin sorumluları
derhal görevden alınmalıdır. İnsan hakları savunucuları olarak;
Yetkililerden umudumuz yok ama, yine de demokratik alışkanlığımızı
kullanarak Başbakanı’nın bu gerilimlere sebep olan İstanbul Valisi,
İstanbul Emniyet Müdürü ve görevli İlçe emniyet Müdürlerini acilen
görevden almasını ve şiddet uygulayan polis memurları hakkında
soruşturma başlatılmasını istiyoruz.
Şiddetsiz, gerilimsiz, kansız ve
demokratik 1 Mayıs için, daha özgür ve güvenli bir ülke için bu
saldırganlığa hep birlikte dur demeliyiz.
Internet:
www.ihdist.org - E-mail :
ihdist@superonline.com