"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."

• Anasayfa • Dergi Arşivi • Konular • Linkler • Abonelik • Sitede Ara •   Ziyaretçi Defteri

 

 

Eugenio Barba ve Julia Varley İstanbul’da

 

Mehmet Esatoğlu

Danimarka’nın Odin Tiyatrosu yönetmeni ve kuramcı Eugenio Barba ve oyuncu Julia Varley çeşitli etkinliklerde bulunmak üzere ülkemize geldiler.

Yeditepe Üniversitesi’nin daveti ile ülkemize gelen Barba ve Varley, İstanbul, Eskişehir ve Ankara’da çeşitli etkinliklere katılarak önümüzdeki dönemde gerçekleşecek değişik projeler için görüşmeler yaptılar.

Barba ve Varley ilk etkinliklerini Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü öğrencileri ile 3 Mayıs günü üç saatlik yoğun bir çalışmayla gerçekleştirdiler. Daha sonra üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, Fakülte Dekanı ve Tiyatro Bölümü öğretim üyeleriyle öğlen yemeğinde bir araya gelen sanatçılar burada önümüzdeki dönem ülkemizde gerçekleştirmek istedikleri projeleri konusunda görüş alışverişinde bulundular.

4 Mayıs’ta Yeditepe Üniversitesi’nde 3 saatlik bir atölye çalışması daha yapan Barba ve Varley üniversite rektörü Prof. Dr. Ahmet Serpil'le ilerideki olası işbirliği konusunda görüşmeler yaptıktan sonra, değişik basın kuruluşlarıyla söyleşiler yaptı.

5 Mayıs Cumartesi günü ise Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü'nün düzenlediği gösteri-konferans'ta tiyatro çevreleriyle Garajistanbul'da buluşan Barba ve Varley yaklaşık 4 buçuk saat süreyle tiyatronun değişik sorunları üzerine konuştular. Toplantıya yönetmen Beklan Algan, oyuncu Ayla Algan, Erol Keskin, Mehmet Ali Alabora, İstanbul Üniversitesi’nden Hasibe Kalkan Kocabay, Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Metin Balay, öğretim üyesi Hasan Şahintürk, Kocaeli Üniversitesi’nden Erbil Göktaş, yönetmen Dersu Yavuz Altan, Tiyatro Simurg oyuncuları ve çeşitli üniversitelerin tiyatro öğrencilerinden oluşan 200 civarında bir izleyici topluluğu katıldı

Çevirmenliğini Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Ayşın Candan’ın yaptığı etkinlikte Barba, dün ve bugün tiyatronun içinde olduğu sorunları kendi tiyatro serüveni ile iç içe anlatırken oyuncu Varley  değişik dönemlerde sergilediği oyunlardan kısa örnekler sundu.

Konuşmasına oyunculuk tekniklerini anlatarak başlayan Barba 19. yüzyıla kadar tiyatral alanda görmezden gelinen bir konuya değineceğini belirtti.

Tiyatronun geçmişine bakıldığında dekordan kostüme, tiyatro binalarına dek her konuya el atıldığını anlatan Barba oyunculuk ile ilgili tüm sorunların oyuncunun kendisine bırakıldığına dikkati çekti.

Barba oyunculuğun durumunu şöyle tanımladı; “Oyunculuğun genel mirasına baktığımızda iki geleneği görüyoruz. Bunlardan biri oyuncunun günlük yaşamdaki bir davranışı gözlemesi, taklit aracılığıyla biçimlendirmesi ve sahne için yeniden yaratması; diğer bir gelenek ise usta-çırak ilişkisiyle deneyimli oyuncunun yeniye karakterleri oynama biçimlerini aktarmasıdır”.

Oyuncunun bu çalışmaları yaparken bir dolu klişeyi oyunculuk dağarcığına kattığını anlatan Barba, uzun yıllar boyunca oyunculukta yetkinleşmenin klişeleri başarıyla sergilemek anlamına geldiğini söyledi.

Oyuncuların binlerce yıllık oyun oynama geleneği içinde yüzlerce klişe yarattığını anlatan Barba, tiyatroda yeni metinlerin ve okullaşmanın ortaya çıkışıyla oyuncunun klişelerden uzaklaştığını ve özgün yaratıma yöneldiğini belirtti.

Tiyatral yaşamını yönlendiren en önemli tiyatro insanının ünlü Polonyalı yönetmen Grotovski olduğunu söyleyen Barba, onu tanıdığı 60’lı yıllarda Meyerhold, Brecht gibi onun da yeni arayışlar içinde bir yönetmen ve kuramcı olduğunu anlattı.

Grotovski’nin izleyici ile oyuncu arasındaki sınırı kaldırma eyleminin 60’lı yıllarda bir devrim olduğunu söyleyen Barba, izleyicinin hem karakteri hem de bunu var eden oyuncunun çabasını izleme durumunun kendisini de derinden etkilediğini ifade etti.

Grotovski ile 3 yıl süren sanatsal yol arkadaşlığının ardından Danimarka’ya gelen Barba burada beklediği ortamı bulamaz. Düşlediği tiyatroyu var etmek için genç amatörlere yönelen Barba onlarla birlikte yaptığı denemelerle kuramını var eder.

Konuşmasının sonunda tiyatroda amatörlüğün önemine de dikkati çeken Barba, yeni denemelerin ancak amatör oyuncularla var edileceğini belirterek Meyerhold’un da Brecht’in de yeni bir kuram oluştururken yanlarında hep amatör oyuncuların var olduğunu, bugün tiyatral alandaki tüm gelişmeleri de amatör tiyatroculara borçlu olduğumuzu söyledi.

Barba’nın ardından oyuncu Julia Varley çıplak sahnede bir kumaş parçası ve nota sehpası ile gösterisini sundu. Önce “Metin üzerinde uçulması gereken  bir halıdır”   tümcesini değişik eylem ve ruhsal durumlar aracılığıyla sergileyen Varley, bunun ardından değişik dönemlerdeki oyunlarından bölümler sergiledi.

Barba ve Varley İstanbul etkinliklerinin ardından Eskişehir ve Ankara’da da değişik etkinlikler düzenleyerek tiyatro insanlarıyla görüşmeler yapacaklar.

 


mail@guneydergisi.com

GÜNEY Üç Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi
K Ü N Y E, Abone ve İlan Koşulları

Bu sayfa en son 10.05.2007 tarihinde güncellendi.

Güney dergisinde ve sitesinde yayınlanan tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

@