"Sorunun esası şudur: Ya devrim yolunu seçeceğiz... ya da, bu düzenin baskılarına, haksızlıklarına boyun eğerek, şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş, yok olmanın bir biçimidir."

• Anasayfa • Dergi Arşivi • Konular • Linkler • Abonelik • Sitede Ara •   Ziyaretçi Defteri

 

 

Ekim Devrimi 90. yaşında...

 

Bundan tam 90 yıl önce 17 Ekim’de dünya büyük bir devrim ile sarsıldı. Rusya’nın değişik milliyetlerden milyonlarca işçi ve köylüsü yeni bir dünya kurmak için ayağa kalktı. O gün işçi sınıfı dünyanın ilk büyük devrimini gerçekleştirdi. Lenin’in önderliğindeki Bolşevik Parti’nin direktifi ile tüm Rusya coğrafyasının işçileri “buzu kırdı, yolu açtı.” Gerçekleşen Sosyalist devrim sonrasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu. Tarih bizlere Paris Komününden sonraki en büyük sosyalist devlet modeli deneyimini sundu.

Ekim Devrimi ile birlikte dünyada büyük bir değişim yaşandı. Ekim Devrimi sosyalizmi bir hayal olmaktan çıkardı, kapitalist-emperyalist devletler ile boy ölçüşebilen, refah düzeyi yüksek bir toplum yarattı. Devrim aynı zamanda kültür-sanat alanında da bir devrim ile yankısını buldu. Sosyalist Gerçekçilik akımı tüm dünyada en iyi sanat ürünlerini verdi. Dünya sanatına büyük sanatçılar kazandırdı.

Devrim sonrasında Sovyetler Birliği’nde büyük bir kültür hareketi başlatıldı. Devrim öncesinde sadece seçkinlerin gidebildiği ve birkaç kentte bulunan okullar ülkenin en ücra bölgelerine kadar yayıldı. Milyonlarca kitap basıldı, birçok Sovyet diline çevrildi. Halkların dillerinin ve kültürlerinin korunması için özel önlemler anıldı, tüm kısıtlamalar kaldırıldı. Her ulusa kendi dilinde eğitim ve öğretim hakkı verildi. Bu çalışmalar neticesinde 1930’lara gelindiğinde okuma-yazma oranları yüzde yüzlere ulaştı.

Ekim Devriminin bu başarısı elbette kapitalist devletler açısından rahatsız ediciydi. Bu rahatsızlığı 2. Emperyalist Savaşta gösterdiler. Ancak Sovyet halkları büyük bir kahramanlık örneği göstererek ve 20 milyondan fazla kayıp vererek faşist Nazi ordularına karşı anavatanı savundular. Bu savaş sonrasında birçok ülkede devrimler gerçekleşti, sosyalizm tüm dünya halkları için bir umut kaynağı haline geldi.

Ancak komünist partilerin revizyonistleşmesi, sosyal-emperyalist bir hal alması ile birlikte Sosyalist kampın 1990’lardaki çöküşüne gelindi.

Buna rağmen durmadan savaşlarla, emperyalist devletlerin saldırılarıyla uğraşan Sovyetler Birliği insanlığa çok değerli deneyimler bıraktı. Bu deneyimleri geliştirmek, ilerletmek ve yeniden uygulamak bizlerin görevidir.

11.10.2007

 


mail@guneydergisi.com

GÜNEY Üç Aylık Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisi
K Ü N Y E, Abone ve İlan Koşulları

Bu sayfa en son 11.10.2007 tarihinde güncellendi.

Güney dergisinde ve sitesinde yayınlanan tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.

@