Küresel
ısınma nedeniyle doğa, felaketleri ve kuraklığı ile acımasız yüzünü
gösterdi, gösteriyor.
Tüm Dünya'yı top yekün yok oluşu
sürükleyen, Küresel Isınmanın sorumlusu kapitalizm bu durumdan dâhi kâr
elde etmenin planlarını yapmaya başladı. Doğa özelleştirilmeye
çalışılıyor.
Ankara'da ki sı sıkıntısının ardından
göllerin ve akarsuların özelleştirilmesi tartışmaları başlatıldı. Azami
kâr hırsı güden kapitalistler tüm dünyayı nakte çevirmeyi düşünüyor.
Herhalde sonraki adım Oksijenin özelleştirilmesi olacak?!
Ancak bu yıl ki kuraklık bir tarihsel
değeri de ortaya çıkardı.
Diğer iller de olduğu gibi, İstanbul
da kuraklık yaşıyor. Barajlardaki su miktarı %27'lere indi. Alibey
deresinde ise su neredeyse tamamen tükenmiş durumda. Derenin kuruması
Kanuni Sultan Süleyman'ın talimatıyla M. Sinan'a 1554-1562 yılları
arasında yaptırılan Mağlova Kemerini ortaya çıkardı. Kemer, 1563 yılında
sel felaketi nedeniyle zarar görmüş, 1564 yılında ise onarılmış.

Sanat Tarihi Prof. Semavi Eyice "Dini
mimaride Süleymaniye ve Selimiye Camileri neyse, sivil mimaride de
Mağlova kemerleri o derece önemli bir eserdir. Benim nazarımda onu baraj
gölü içinde bırakmak Sanat Tarihi açısından yapılmış en büyük
cinayettir." dedi. Eyice, Alibey barajının yapılış aşamasında kendisinin
anıtlar kurulunda görevli olduğunu, baraj yapılmasına itiraz eden tek
kişinin kendisi olduğunu söyledi.
Sular çekildikten sonra bölgeyi giden
Arkelog Görkem Kızılkayak suların çekilmesinin tek faydasının eserin
tamamını görebilmek olduğunu, tarihi yapıda herhangi bir hasar
olmadığını söyledi.
Kemer 2 katlı olup 36 metre
yüksekliğinde, 258 metre uzunluğundadır. Alt katta 8 büyük göz üst katta
8 küçük göz bulunmaktadır.





